ATSO'DA GÜÇ SAVAŞLARI

Kasım ayında Antalya’nın en önemli seçimlerinden birisi olan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı seçimi gerçekleşecek. Şu anda 3-4 adayın ismi geçse de, sanki yarış Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin ve Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar arasında olacak gibi görünüyor. Davut Çetin eski Başkan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak’ın veliahtı olarak biliniyor. Öte yandan Ali Bahar’da yine Budak’ın eski ekibinden ve şu anda da bildiğim kadarıyla çok yakınlar. Her ikisi de CHP’li. Yani aynı siyasi görüşten gelen kişiler. Peki, bu yarış sadece bu ikili arasında mı geçecek, hayır. Bir kere sadece iki aday bile olsa, Çetin Osman Budak’ın yanı sıra bu seçimlere el altından Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in de müdahil olması kaçınılmaz.

Bu seçimlerle ilgili bende kendi tahminimi söyleyeyim. Bence bu seçimleri kazanacak olan Menderes Türel olacaktır. Çünkü Ali Bahar yabana atılacak bir aday değildir. Ciddi oy alması kaçınılmazdır. Hal böyle olunca da CHP lehtarı sanayiciler ikiye bölünecek ve bence Menderes Türel’in desteğini alan 3. bir başkan adayı da seçimleri kazanacaktır. İşte CHP ile AK Parti arasındaki keskin farkta tam bu noktadadır. Bugün AK Parti’ye yakın olan bir Ticaret ve Sanayi Odası başkanı olsa eminim ki, yine partiye yakın bir ikincisi çıkmaz. Birinde karar kılarlar ve topyekun onu desteklerler.  Ama CHP bu işi yapamaz. CHP ne yaparsa yapsın, bence uzlaşı çıkaramaz. Son zamanlarda muhalefetin temposunu düşüren, Büyükşehir Belediyesi’nin otogarı AVM yapma ihalesi arifesinde AVM’lerin şehir merkezinde olmasının zararı olmadığı açıklayan Davut Çetin’i Türel’de destekler mi, işte onu bilemem. Yaşayıp göreceğiz.

CANAVARCA HİS

Gazetelerde okuyoruz, TV’lerde izliyoruz. Cinayetlerde ‘Canavarca hislerle acı çektirerek öldürme’ diye bir suç var. Örneğin bir cinayetin karşılığı müebbet iken, bu cinayet canavarca hislerle işlenmişse, o zaman ağırlaştırılmış müebbete giriyor. Yani bildiğim kadarıyla aftan yararlanamıyor, hücrede daha fazla kalıyor filan. Kanun koyucular şunu baz almışlar. Aman kimse kimseyi öldürmesin. Öldürse bile bari karşı tarafa fazla acı çektirmesin. Buraya kadar gayet normal. Hatta benim adıma bazı durumlarda idam bile tartışmaya açık bir konudur. Peki, canavarca hislerle hayvanları katleden şerefsizlere ne yapacağız. Adam satanist, ya da değil almış kedinin kafasını koparıyor, patilerini kesiyor atıyor. Kimisi de bu durumu görüntüleyip, matah bir iş yapmış gibi sosyal medya hesabından paylaşıyor. Cezası ne? Kabahatler Kanunu’na göre 3 kuruş para cezası. Bugün Kurban kesilirken bile, hayvana eziyet yapılmadan kesilmesi zorunlu kılınmışken, niçin bir hayvanın eziyet edilerek öldürülmesinin TCK’da bir karşılığı yok. Bugün evinde kedi besleyen biri onu kaybettiğinde yas tutuyorken, bu kediyi öldürmenin cezası nasıl olmaz? Ben sadece insan için olan adaleti kabul etmiyorum. Bugün o hayvanları öldürenler için hapis cezası koymayan kanun yapıcılar, bu kişilerin bir gün gelip de bir yakınına zarar verebileceğini düşünüyorlar mıdır? Sanmam.

Esen kalın…

 

ATSO'DA GÜÇ SAVAŞLARI Yazısına Yorum Yapınız