Östrojen hormonu kalbi koruyor

Özel Yaşam Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Kenan Minareci, kadınlardaki östrojen hormonunun koroner arter hastalığı açısından koruyucu olduğunu söyleyerek, ?Kadınlarda görülme sıklığı ise östrojen hormonunun azaldığı menopoz sonrası dönemde artmaktadır?


Özel Yaşam Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Kenan Minareci, koroner arter hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulunarak korunma yollarından bahsetti. Dr. Minareci, koroner arterlerin kalbi besleyen atar damarlara verilen genel isim olduğunu ifade ederek, genellikle sol ve sağ koroner arter olmak üzere iki adet koronerin  arterin bulunduğunu belirtti. Minareci, “Sol ana koroner arter kalbin önüne ve arkasına giden iki önemli dal verir. Sonuç olarak üç ana koroner arter sisteminden bahsedilebilir” dedi. Koroner arter hastalığının ise kalp adalesini besleyen ve koroner arterler olarak adlandırılan atar damarların daralma veya tıkanması ile kan akımının kısmi ya da tam kesilmesine bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklar olduğunu kaydetti.

‘ERKEKLERDE SIK GÖRÜLÜYOR’

Dr. Minareci, “Nedeni halk arasında damar sertliği olarak bilinen "ateroskleroz"dur. Bu hastalığın en önemli özelliği ileri evrelerde hayatı tehdit edebilen kalp krizine yol açabilmesidir” diye konuştu.  Koroner arter hastalığının genellikle 40 yaş sonrasında görüldüğünün altını çizen Minareci, özellikle aile hikayesi olan bireylerde daha erken yaşlarda da görülebildiğini vurguladı.Dr. Minareci, “Erkeklerde kadınlara göre yaklaşık dört kat daha sık görülür. Kadınlardaki östrojen hormonunun koroner arter hastalığı açısından koruyucu olduğu öne sürülmektedir. Bu nedenle kadınlarda görülme sıklığı östrojen hormonunun azaldığı menopoz sonrası dönemde artmaktadır. Koroner arter hastalığı tanısı sıklıkla erkeklerde 50-60 yaşları arasında, kadınlarda ise 60-70 yaşları arasında konulmaktadır” dedi.

SİGARA VE ALKOL RİSKİ

Koroner arter hastalığıiçin risk faktörlerinin iki grupta incelendiğini dile getiren Minareci, bu grupların düzeltilebilir ve düzeltilemeyen grup olduğunu söyledi. Düzeltilebilir risk faktörlerinin sigara kullanımı, hipertansiyon, yüksek kolesterol düzeyleri, fiziksel aktivite azlığı, alkol tüketimi ve stres olduğuna dikkat çeken Dr. Minareci, düzeltilemeyen risk faktörlerinin ise, ileri yaş, erkek cinsiyeti, ailede 55 yaşından önce koroner arter hastalığı öyküsünün olması olduğunu kaydetti.Minareci, şeker hastalığının da koroner arter hastalığının damar duvarında yaygın görülmesine neden olan diğer bir risk faktörü olduğunu belirtti.

‘DÜZENLİ EGZERSİZ YAPILMALI’

Koroner arter hastalığından korunma yollarından da bahseden Dr. Minareci, ilk olarak düzeltilebilir risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak yaşamsal değişikliklerin gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti. Minareci, “Sigara en önemli risk faktörlerinden birisidir. Sigara içilmemesi ve sigara içilen yerlerden uzak durulması koroner arter hastalığı gelişimi açısından son derece çok önemlidir. Yüksek kolesterol düzeyleri koroner arter hastalığı gelişimine direkt etkisi olduğundan, kan kolesterol düzeyleri diyetle ya da ilaç tedavisiyle normal düzeylere çekilmelidir. Düzenli egzersiz yapılmalıdır. Her gün yapılan düzenli yürüyüşlerin koroner arter hastalığından korunmada önemli rolü vardır. Fazla kilodan kaçınılmalı, boya göre uygun olan kiloya inilmelidir” diye konuştu.

MORARMA BELİRTİLER ARASINDA

Yüksek tansiyon ya da şeker hastası olanların kontrol altına alınmasının da önemli olduğunun altını çizen Minareci,stresli yaşantıdan da uzak durulması gerektiğini belirtti. Genel olarak hastalarda görünen kalp hastalıkları belirtilerinin ise ağrı, nefes darlığı, yorgunluk ve halsizlik, çarpıntı, bacaklarda ve karında şişme olduğunu ifade eden Dr. Minareci, öksürük, bayılma hazımsızlık, hıçkırık ve yutma güçlüğü, baş ve ense ağrıları ve morarma gibi belirtilerinden olduğunu vurguladı.

Müjgan IŞIK - ÖZEL HABER

 

Östrojen hormonu kalbi koruyor Haberine Yorum Yapınız