SİYASET EKONOMOYİ ETKİLİYOR

Konyaaltı Belediyesi CHP‘li Meclis Üyesi ve Gayrimenkul danışmanı Halil Zengin ile ofisinde, Türkiye’nin siyasi politikasını konuştuk. Başkan Zengin, “Boğaçayı afaki bir proje” dedi


Türkiye’nin iç ve dış politikasını konuştuğumuz Konyaaltı Belediyesi CHP‘li Meclis Üyesi Halil Zengin, hükümetin dış politikayla ilişkilerini iyi tutmasını gerektiğini söyledi. Aynı zamanda Gayrimenkul danışmanlığı yapan Zengin, Türkiye’nin, yurtdışına olan siyasi politikası gayrimenkulü etkilediğini söyledi. Zengin “Siyasi bir belirsizlik var. İnsanlar bu yüzden endişeli. Son zamanda ki olaylardan dolayı ciddi düşüş var. İnsanlar biraz korkuyorlar açıkçası. İktidarın, dış politikasıyla ilgili bütün komşularıyla dostluk ilişkilerini kurmak zorundalar. Çünkü ticarete çok yansıyor bu durum” ifadelerini kullandı. Halil Zengin ile sizler için Antalya Gündem Gazetesi olarak siyasetten gayrimenkule her konuyu görüştük.

E.Y. Öncelikle Kendinizi Tanıtır Mısınız?

H.Z.  “İsmim Halil Zengin. 01.10.1972'de Erzincan'da doğdum. 1995 Yılında Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Öğretmenliğini bitirdim. İki yıllık öğretmenlik yaşamından sonra, Eğitim amaçlı Yurtdışına çıktım; Frankfurt Fachhochschule'de iki yıl Sosyal Hizmetler bölümünde eğitim aldım. Avrupa'da kaldığım dört yıl süresince Almanya başta olmak üzere Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg’da birçok üniversitede ve kurumlarda eğitim amaçlı seminer ve çalışmalara katıldım. Türkiye'ye döndükten sonra Turizmde çeşitli departmanlarda görev aldım ve çeşitli iş gezileri vesilesiyle Rusya'da ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde bulundum. 2001 yılında tatil için Antalya’ya geldim. Antalya’ya çok sevdiğim için bir daha dönmedim”

E.Y. Siyasi Hayata İlk Girişiniz Nasıl Oldu?

H.Z. “İlk girişimiz, ana babadan doğma CHP’li olduğumuz için, çok iyi hatırlıyorum ilkokulda, çok bilinçli olmasak da, sağ-sol kamplaşmasında kendimi siyasetin içinde bulmuştum. Aktif olarak ilk, lise ve üniversite yıllarında Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Gençlik Kolları’nda görev aldım. 2003 yıllarında Antalya’ya tam yerleştiğimde, burada CHP ile aktif siyasete başladım. Aktif olarak, kadrolarda yer almamakla birlikte, her seçim çalışmalarında gönüllü olarak çalıştım. 2014 yılında Konyaaltı Belediyesi’nde meclis üyesi oldum. Siyaset bir parçam olduğu için, görev olduğu zaman yer alıyorum”

E.Y. ÇAĞSİAD Ne Zaman Başladı?

H.Z. “Çağdaş Esnaf Sanayici İşverenler Derneği (ÇAĞSİAD), ilk 2008 yılında, İstanbul’da birkaç arkadaşın bir araya gelerek, kendini ötekileşmiş hisseden, mevcut iktidara çok yakın duramayan, ihale alamayan, küçük esnaf ve kombilerin bir araya gelerek böyle bir fikir birliğine varıldı. Ben bu çalışmalara katıldım.  Daha sonra Ankara, İzmir ve Antalya’da kuruldu. Ben Antalya’nın kurucuları arasındayım. Daha sonra genel merkez yönetimini yürüttüm. 18 ilde örgütlü durumdayız”

E.Y. İlk peyzaj şirketi olarak başladınız. Neden gayrimenkul olarak değiştirdiniz?

H.Z. “Biz ilk şirket olarak aslında, peyzaj şirketi olarak açtık. Orada işlerde iyiydi. Bizim yurtdışı bağlantılarımız eskiden beri çok olduğu için, yurtdışından insanlar, gayrimenkul ile ilgili talepleri oluyordu. Ben ilk başta eşe dosta yardımcı olmak için turizm sektöründe çalışırken yapıyordum. Emlak’ın burada gittiğini gördük. Ciddi bir açık vardı. Güvene dayalı bir sektör. Eş dostla başlayan şey şu an profesyonelliğe dönüştü.  Yurtdışında altı yerde ofisimiz var.  Son dönemlerde işlerimizde durgunluk var”

E.Y. Türkiye’nin yurtdışından yatırımcı çekme potansiyeli nedir?

H.Z. . “Bu uçak düşmesinden dolayı, darbe meselesi itibariyle Avrupa’da ki gurbetçilerimiz yatırıma soğuk bakıyorlar.  Yatırım yaparsak ne olur endişesi var. Her yıl arazi yatırımı yapılırdı. Yatırım yaptığımda acaba Türkiye, İran’a Suriye’ye döner mi diye akıllarında soru işaretleri vardı. Bu işin bir tarafı. Bizim ülkenin Avrupa birliğinde ki devletlerle olan gerginliğinden dolayı, Avrupa devletleri, yurtdışında ki insanların yatırım yapmasını kısıtlar hale geldi. Yeni bir kanun geldi. Yurtdışında, dünyanın bir yerinde herhangi bir geliriniz varsa, önce onu satıp sonra sosyal devletten yararlanabilirsiniz diye bir kağıt imzalatıyorlar. Birçok müşterimiz üzerinde ki mülkleri akrabalarına devrediyor. O yüzden yatırım zorlaşıyor. Bu işin diğer tarafı, orada krediler çok düşük, gayrimenkul sektörü yurtdışında daha verimli. Bütün bu sebepler birleşince biraz sıkıntı yaşıyoruz. Hala Antalya gözde bir yer.  Umarım hükümet bu süreci atlatır. Kötü senaryo düşünmüyorum”

E.Y. Konyaaltı Boğaçayı projesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

H.Z. “Konyaaltı Boğaçayı projesi, partiler arasında ki o kargaşaya kurban edilmiş durumda. Üç senedir bir şey yapamadılar. İki üç defa ihaleye çıktı. Bu yaptıkları seçim yatırımı. İhaleye alınmadığı için belediye kendi imkanlarıyla yapıyor. Ne çıkacak göreceğiz. Boğaçayı afaki bir proje. Birilerine rant sağlamak, Su kaynaklarını kirletmesi gibi sorunları var. Onun dışında barajlar yapılması lazım. Sel ve baskınlara karşı engel olması lazım. Boğaçayı projesi olursa Antalya sahillerinde daralma olacak. Boğaçayı projesinden bir an önce vazgeçilmesi lazım. Onun yerine gezi alanı, park alanı daha doğaya uygun yapılması lazım. Halk ya bu işin bilincinde değil, ya da kendi derdine düşmüş. Katılım çok az. Aktif siyasetçiler bu işin başında. Taban inilmesi lazım. Antalya’da yaşayan herkesi ilgilendiriyor. Mahkeme kararlarını dikkate almadan, ben istiyorum ve yaparım anlayışı var. Bu biraz Ankara dayatmalı bir şey. Ankara’da da politikalar bu şekilde ilerliyor maalesef”

E.Y. Sizin hitap ettiğiniz potansiyel kimler?

H.Z. “İngilizce, Almanca, Rusça ve Farsça iyi derecede konuşuyorum. O yüzden yabancılarla iletişimim çok kolay oluyor. Biz insanlara elimizde şu var alın demiyoruz. Müşterinin talebi ne, ihtiyacı ne? Ona göre aslında şekilleniyoruz. O yüzden Avrupa’nın her yerinde şirketlerimiz var. Her yerde dostlarımız var. Yurtdışından gelen insanlarla sonradan görüşüyoruz”

E.Y. Türkiye’nin, yurtdışına olan siyasi politikası gayrimenkulü etkiliyor mu?

H.Z. “Daha önce Alman bir ortağımız ile İspanya’da ofisimiz vardı. İspanya’da rakamlar, Türkiye’nin üç katı. Antalya bu konuda hala satın alınabilinir bir bölge. Son bir sene gördük ki bizi gayrimenkul olarak etkileyen grup, yurtdışında ki gurbetçilerimiz. İç piyasa birbirini dengeleyemiyor. Siyasi bir belirsizlik var. İnsanlar bu yüzden endişeli. Son zamanda ki olaylardan dolayı ciddi bir şekilde düşüş var. İnsanlar biraz korkuyorlar açıkçası. Bizim iktidarın, dış politikasıyla ilgili bütün komşularıyla dostluk ilişkilerini kurmak zorundalar. Çünkü ticarete çok yansıyor bu durum”

E.Y. Gayrimenkulde farkınız nedir?

H.Z. “Bize gelenler güvene dayalı gelirler. Bize gelenler daha önce müşterimizin vasıtasıyla gelirler. Biz elimizdekini satmak yerine müşterinin ihtiyaçlarını sorgularız. Bu bizi birinci kılıyor. Bu sektörde, Antalya’da ilk 10’a gireriz. Dediğim gibi güven çok önemli. İnsanlar bize güveniyor. En önemlisi güven, istikrar, müşterinin ihtiyaçlarını iyi görebilmek.”

E.Y Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

H.Z.  “Herkesin bir karamsar olduğu, acaba ne olacak Türkiye, Suriye, Irak gibi olacak mı?  2019’da ne olacak gibi sorular var. Bana göre karamsarlığa düşülmemesi lazım. Aklıselim davranmamız lazım, birbirimizi anlamamız lazım. Siyaset yaparken futbol takımı tutar gibi değil. Bu işin ideolojik ayağına da bakmak lazım. Partimin her zaman dediği doğru anlayışından vazgeçmemiz lazım. Hayatın zorlukları var. Mutlu olmayı becermemiz lazım”  Eda YÜZER/ GÜNCEL HABER

SİYASET EKONOMOYİ ETKİLİYOR Haberine Yorum Yapınız