ÜNİVERSİTE MÜJ­DESİ


Kepez Be­le­di­ye Baş­ka­nı Hakan Tü­tün­cü ile ma­ka­mın­da bir araya gel­dik ve 8.5 yılın hi­ka­ye­si­ni din­le­dik. Baş­kan Tü­tün­cü, Kepez’e üni­ver­si­te ka­zan­dır­mak için kol­la­rı sı­va­dı­ğı­nı açık­la­dı


Kepez Be­le­di­ye Baş­ka­nı Hakan Tü­tün­cü ile ma­ka­mın­da gö­rüş­tük. Baş­kan Tü­tün­cü, ar­ka­da­şı­mız Cem Çon’a ikin­ci dö­ne­min­de­ki 3,5 yı­lı­nı de­ğer­len­dir­di. Baş­kan Tü­tün­cü, en büyük ha­ya­li­nin Kepez’e üni­ver­si­te ku­rul­ma­sı ol­du­ğu­nu söy­le­di. Ar­sa­nın ye­ri­nin hazır ol­du­ğu­nu söy­le­yen Tü­tün­cü, “Vakıf, Dev­let, ya da özel ola­bi­lir. Üni­ver­si­te de ka­zan­dır­dık­tan sonra Kepez, ke­li­me­nin tam an­la­mıy­la 21’inci yüz­yı­lın par­la­yan şehri ola­cak­tır. 2023 yılı he­def­le­ri­ni de ya­ka­la­mış bir şehir ha­li­ne ge­le­cek­tir” dedi.
Baş­kan Tü­tün­cü ile soh­be­ti­miz­le sizi baş başa bı­ra­kı­yo­ruz:
C.Ç. : “Nos­tal­jik ru­hu­nu­zu il­çe­ni­ze de yan­sı­tı­yor­su­nuz. Bunun il­çe­ni­ze kat­kı­sı var mı?”
H.T. : “Şeh­rin en önem­li özel­lik­le­ri­nin ba­şın­da, kül­tür ve sanat mer­kez­le­ri­ne sık­lık­la ula­şı­la­bil­me­si gelir. Köy ile şehri bir­bi­rin­den ayır­ma­ya ya­ra­yan esas unsur da budur. Do­la­yı­sıy­la biz de bir dö­ne­min Tür­ki­ye’sini ve ha­tı­ra­la­rı­nı can­lan­dı­ra­cak, bun­la­rı kül­tür sanat for­mat­la­rıy­la har­man­la­ya­cak te­sis­ler ya­pa­rak şehri an­lam­lı hale ge­tir­me­ye gay­ret edi­yo­ruz. Ocak ayın­da, Do­ku­ma’da Ye­şil­çam aça­ca­ğız. Türk si­ne­ma­sın­da bu güne kadar hiç gör­me­di­ği­niz ama sizi bam­baş­ka bir geç­mi­şe gö­tü­recek fo­toğ­raf­lar ve ha­tı­ra­la­rı gö­re­cek­si­niz. Adeta bir zaman ma­ki­ne­sin­den geçip, geç­mi­şin o gü­zel­li­ğiy­le bu­luş­tu­ru­yo­ruz. Bu an­lam­da bir­çok tesis ya­pı­yo­ruz.”
C.Ç. : “Bun­la­rın tu­rizm­de de geri dö­nü­şü ola­cak mı?” 
H.T. : “Ke­sin­lik­le et­ki­si ola­ca­ğı­nı dü­şü­nü­yo­ruz. Git gide Do­ku­ma bir komp­leks ha­li­ne ge­li­yor. Çok fark­lı bir gezi des­ti­nas­yo­nu or­ta­mı­na ka­vu­şu­yor. An­tal­ya’ya gelen her­ke­sin de Do­ku­ma’yı zi­ya­ret etmek is­te­ye­ce­ği­ni dü­şü­nü­yo­ruz. 5 bin met­re­ka­re­lik çok güzel bir por­ta­kal bah­çe­si ya­pı­yo­ruz. An­tal­ya’ya gelen in­san­lar por­ta­ka­lı gör­mek is­ti­yor. Çünkü por­ta­kal An­tal­ya’yla öz­deş­leş­miş bir meyve. Ancak bugün An­tal­ya’ya gelen bir kimse por­ta­kal bah­çe­si gö­re­bi­li­yor mu? Por­ta­ka­lın nasıl bir or­tam­da ye­tiş­ti­ği­ni, ha­sa­dı­nın nasıl ya­pıl­dı­ğı­nı ve ha­sat­tan sonra por­ta­ka­lın nasıl de­ğer­len­di­ril­di­ği­ni gö­re­mi­yor. Son bir­kaç por­ta­kal bah­çe­si­ni de şe­hir­leş­tir­me ile or­ta­dan kal­dır­dık, kay­bet­tik. 1990’dan sonra şeh­rin gün­de­mi por­ta­kal bah­çe­le­ri­nin yok edil­me­siy­le geç­miş bir dönem. Do­la­yı­sıy­la biz bun­la­rı bu hale ge­ti­ri­yo­ruz. İnsan­la­rın gezip, gö­re­bi­le­ce­ği bah­çe­ler ya­pı­yo­ruz.
MARKA DEĞERİNE KATKI
Do­ku­ma’daki Oyun­cak Mü­ze­si, dün­ya­nın en iyi mü­ze­le­rin­den bi­ri­si. İnsan­lar bu mü­ze­le­ri gör­mek için bin­ler­ce ki­lo­met­re kat edi­yor­lar. Biz is­te­dik ki, bu oyun­cak mü­ze­le­rin bir ben­ze­ri de An­tal­ya’da olsun. Geçen gün mü­ze­nin ha­tı­ra def­te­ri­ni oku­dum ve bir yazı beni çok et­ki­le­di. 70 ya­şın­da­ki bir hanım zi­ya­ret­çi­miz şöyle yaz­mış: ‘Yurt dı­şın­da bu mü­ze­le­ri görüp im­re­nir­dik. Keşke bizde de olsa der­dik. Çok şükür artık bizde de var. Size çok te­şek­kür edi­yo­rum.’ Bütün bun­lar as­lın­da Kepez’in de­ğe­ri­ni art­tı­rı­yor ve An­tal­ya’nın marka de­ğe­ri­ne katkı sağ­lı­yor. Böy­le­lik­le tu­rizm­de ha­re­ket­le­ne­ce­ği bir or­ta­mı hep be­ra­ber oluş­tu­ra­ca­ğız.” 
C.Ç.: “Kepez’de hiz­met ver­di­ği­niz 8.5 yı­lı­nı­za ba­ka­rak ken­di­ni­zi de­ğer­len­di­rir mi­si­niz?”
H.T. : “8.5 yıl bo­yun­ca hep ça­lış­tık, hiç dur­ma­dan ça­lış­tık. He­def­le­ri­mi­zi ger­çek­leş­tir­me nok­ta­sın­da, şehri belli bir yere ta­şı­dık. 2009 yı­lın­da gö­re­ve gel­di­ğim­de, Kepez hep de­za­van­taj­la­rıy­la anı­lı­yor­dur. Do­ku­ma başlı ba­şı­na bir prob­lem­di. İnsan­lar isyan edi­yor­du. Diğer yan­dan ta­puy­la, imar­la ve şe­hir­ci­lik­le il­gi­li so­run­lar vardı. Elekt­rik­le­ri her gün ke­si­len, hava kir­li­li­ğin­den be­le­di­ye­de bile gen­zi­mi­zin yan­dı­ğı bir Kepez vardı. Bugün bun­la­rın hepsi or­ta­dan kalk­mış du­rum­da. Kepez’in or­man­la­rın­da in­san­lar öl­dü­rü­lür­dü. Şimdi ise o or­man­la­rın her biri, hafta sonu din­len­ce­le­ri­nin vaz­ge­çil­mez me­ka­nı ha­li­ne geldi. Önem­li spor te­sis­le­ri ya­pıl­dı. Do­ğal­gaz başta olmak üzere bir­çok ya­tı­rım ya­pıl­dı. Eği­tim ala­nın­da ina­nıl­maz bir hamle ya­pıl­dı. Kepez, 8.5 yılda ina­nıl­maz bir me­sa­fe kat etti. Kepez’in dü­nü­nü çok iyi bi­len­ler, bu­gü­ne bak­tık­la­rın­da ara­da­ki fark­lı çok iyi an­la­ya­bi­li­yor­lar. Her şeyin ba­şın­da iyi niyet ge­re­ki­yor. Bunun da ya­nın­da gay­ret­li bir ça­lış­ma ge­re­ki­yor. Ancak bu ikisi bile ye­ter­li değil. Yük­sek bir viz­yo­nu şehre koy­mak lazım.”
C.Ç.: “ ‘İyi ki yap­tım’ de­di­ği­niz proje han­gi­si?”
H.T. : “En çok önem ver­di­ğim ve üze­rin­de dur­du­ğum proje, Do­ku­ma Pro­je­si’dir. Orayı son anda ran­tın elin­den kur­tar­dık. Yok ol­mak­tan kur­tar­dın. Bin bir türlü emek­le orayı bir kül­tür adası ola­rak bir yaşam mer­ke­zi ola­rak hal­kı­mı­za ka­zan­dır­dık, ka­zan­dır­ma­ya da devam edi­yo­ruz. Dün­ya­nın en güzel mü­ze­le­ri­ni oraya ge­tir­dik. Do­ku­ma pro­je­si benim göz be­be­ğim olan pro­je­dir.”
C.Ç.: “Do­ku­ma, Kepez Be­le­di­ye­si’nin bir ayı­bıy­ken bu hale nasıl geldi? Bir han­di­kap, avan­ta­ja nasıl dö­nüş­tü?”
H.T.: “Şehir ola­rak çok büyük zen­gin­lik­le­ri­miz var. Bu şeh­rin içe­ri­sin­de­ki zen­gin­lik­le­ri ye­te­rin­ce de­ğer­len­di­re­mi­yo­ruz. Kepez Be­le­di­ye­si ola­rak bizim or­ta­ya koy­mak is­te­di­ği­miz de tam ola­rak bu. Do­ku­ma 4 bin 888 bin metre ka­re­lik bir alan. Bir yan­dan para pul ek­se­nin­den ba­kıl­dı­ğın­da de­ğer­len­di­ri­le­bi­lecek çok önem­li bir alan. Diğer ta­raf­tan ise ma­hal­le­nin or­ta­sın­da nefes alma me­ka­nı ola­bi­lir. Güzel park­lar, eğ­len­ce mer­kez­le­ri, mü­ze­ler ve ha­tı­ra­la­rın ya­şa­tıl­ma­sı ola­bi­lir. Bizim ama­cı­mız, şeh­rin ha­tı­ra­la­rı­nı, şeh­rin in­san­la­rıy­la çok özel alan­lar­da bu­luş­tur­mak. Do­ku­ma Park’ın içe­ri­si­ne, Bir Za­man­lar An­tal­ya diye bir şehir mü­ze­si ya­pı­yo­ruz. An­tal­ya’nın ha­tı­ra­la­rın­da yer edin­miş ancak bugün ol­ma­yan bi­na­lar ve sos­yal ya­şan­tı­ya dair gü­nü­bir­lik ol­gu­lar ola­cak. Ör­ne­ğin sizde Gi­rit­li­ler Der­ne­ği Baş­ka­nı ol­du­ğu­nuz için ora­dan örnek ve­re­yim. Şa­ram­pol’deki Gi­rit­li Ma­hal­le­si ve Gi­rit­li­ler’in ri­tü­el­le­ri­ni ya­pı­yo­ruz. Ha­tı­ra­lar, ge­lecek ku­şak­la­ra doğru ze­min­ler­de in­sa­nın da yü­re­ği­ne do­ku­nu­la­rak ak­ta­rı­lır­sa, o zaman bir şehir bi­lin­ci çı­kı­yor or­ta­ya. Şehir bi­lin­ci or­ta­ya çık­maz­sa ya­pı­lan ya­tı­rım­la­rın ne önemi var? Kepez’e deniz man­za­ra­sı­nı ge­tir­dik. De­ni­zi ol­ma­yan bir yere, deniz man­za­ra­sı ge­tir­dik. Şe­hir­de doğru düz­gün seyir te­ra­sı da yoktu. Masa Dağı, Kent Or­ma­nı Park Orman ve Ma­ce­ra Or­ma­nı’nın üze­ri­ne güzel bir seyir te­ra­sı yap­tık.”
C.Ç. : “Ya­pa­ma­dı­ğı­nız, bu ne­den­le üzül­dü­ğü­nüz bir proje var mı?” 
H.T. : “Drag pis­ti­ni hem­şe­ri­le­mi­ze ka­zan­dır­mak için can atı­yo­rum. Ancak bin 400 metre uzun­lu­ğun­da üze­rin­de hu­ku­ki bir ih­ti­la­fın ol­ma­dı­ğı düz bir ara­zi­yi bul­mak çok kolay ol­mu­yor. Bir arazi bul­duk. Bir prob­lem çık­maz­sa oraya ya­pa­ca­ğız. Bunun dı­şın­da ya­pa­ma­dı­ğım her­han­gi bir proje yok. Ancak yap­mak is­tek­le­rim var. En büyük ha­ya­lim, Kepez’e bir üni­ver­si­te kur­mak. Şimdi bun­la­rın da alt ya­pı­sı­nı ha­zır­la­dık. Dev­let üni­ver­si­te­si, ya da bir vakıf veya özel üni­ver­si­te­si man­tı­ğın­da butik bir üni­ver­si­te de ola­bi­lir. Hep­si­ne açı­ğız. Ge­rek­li gi­ri­şim­ler­de bu­lu­nu­yo­ruz. Kepez’e üni­ver­si­te de ka­zan­dır­dık­tan sonra Kepez, ke­li­me­nin tam an­la­mıy­la 21’inci yüz­yı­lın par­la­yan şehri ola­cak­tır. 2023 yılı he­def­le­ri­ni de ya­ka­la­mış bir şehir ha­li­ne ge­le­cek­tir.” 
C.Ç. : “Eği­ti­me bu kadar önem ve­ri­yor ol­ma­nı­zın se­be­bi nedir?” 
H.T. : “Bir ül­ke­nin ge­le­ce­ği, ço­cuk­la­rın ge­le­ce­ğiy­le çok ya­kın­dan ala­ka­lı­dır. Eğer biz ço­cuk­la­rı güçlü bir şe­kil­de ge­le­ce­ğe ta­şı­ya­bi­lir­sek, ül­ke­yi de güçlü bir şe­kil­de ge­le­ce­ğe ta­şı­ya­bi­li­riz. Ge­lecek, bu günkü ço­cuk­la­rın omuz­la­rı­nın üze­rin­de yük­se­lecek. Biz on­la­ra her türlü im­ka­nı sağ­la­ma­lı­yız. Siz en güzel park­la­rı, yol­la­rı ya­pı­yor­su­nuz ancak orada ya­şa­ya­cak olan in­sa­nın şe­kil­len­me­si­ne hiç katkı ver­mi­yor­su­nuz. O in­san­lar sizin yap­tı­ğı­nız ya­tı­rım­la­rın kad­ri­ni kıy­me­ti­ni bi­le­cek­ler mi? Bil­me­ye­cek­ler. Do­la­yı­sıy­la biz, on­la­rı mo­dern dün­yay­la en­teg­re bir va­zi­ye­te ge­tir­mek ve mo­dern dün­ya­nın ço­cuk­la­rı­na su­nu­lan fır­sat­la­rı sun­mak su­re­tiy­le on­la­rı güçlü bir şe­kil­de ye­tiş­tir­mek is­ti­yo­ruz. Böy­le­lik­le ül­ke­mi­zin ge­le­ce­ği­ne en büyük kat­kı­yı ya­pa­bi­le­ce­ği­mi­zi dü­şü­nü­yo­ruz. Eği­tim bizim hu­ku­ki değil, vic­da­ni so­rum­lu­lu­ğu­muz­dur. Hu­ku­ken Milli Eği­tim Ba­kan­lı­ğı’nın gö­re­vi­dir. Ancak her şeyi kal­kıp dev­let­ten bek­ler­se­niz, ideal bir top­lum dü­ze­ni­ni mey­da­na ge­ti­re­me­yiz. Biz her şeyi hem­şe­ri­le­ri­miz­le bir­lik­te, hem­şe­ri­le­ri­miz için ya­pı­yor­sak, eği­ti­me de önem ver­me­li­yiz.”
C.Ç. : “Ta­şe­ron işçi ko­nu­sun­da ne dü­şü­nü­yor­su­nuz?”
H.T. : “Ko­nuy­la il­gi­li hü­kü­me­ti­miz ön açık­la­ma­da bu­lun­du. Ta­şe­ron iş­çi­le­rin özlük hak­la­rıy­la il­gi­li sorun, çok büyük sa­yı­da aile­le­rin ta­le­bi ve bek­len­ti­siy­di. On­la­ra güzel bir müj­de­nin oluş­tu­rul­ma­sı ve pay­la­şıl­ma­sı büyük bir mut­lu­luk ve­si­le­si. Başta Cum­hur­baş­ka­nı­mız olmak üzere, hü­kü­me­ti­mi­ze çok te­şek­kür ede­rim. 2015 yı­lın­da ta­şe­ron­dan ça­lı­şan iş­çi­le­ri­mi­zi, be­le­di­ye şir­ke­ti­miz kad­ro­su­na aldık. Tür­ki­ye’de ta­şe­ron iş­çi­si­ne ilk kez ik­ra­mi­ye veren be­le­di­ye olduk. Geçen yıl 2 kez ik­ra­mi­ye ver­dik. Önü­müz­de­ki yıl ik­ra­mi­ye mik­tar­la­rı ar­ta­cak. Do­la­yı­sıy­la benim ta­şe­ron iş­çi­le­rim, Kepez Be­le­di­ye­si’nin ta­şe­ron iş­çi­si ol­mak­tan do­la­yı çok mut­lu­lar. Banka pro­mos­yo­nu bile alı­yor­lar. Do­la­yı­sıy­la bu abuk sabuk gi­di­şa­ta da bir dur de­nil­miş ola­cak. Bu da çok se­vin­di­ri­ci.”
C.Ç. : “Be­le­di­ye­niz­den alı­nıp, or­ma­na atı­lan Ata­türk hey­ke­li ile il­gi­li son ge­liş­me­ler ne­ler­dir?”
H.T. : “Hu­ku­ki ve idari so­ruş­tur­ma devam et­mek­te. Şu an iti­ba­riy­le dava açıl­ma­dı. Da­va­nın açıl­ma ha­zır­lık­la­rı ya­pı­lı­yor. İda­ri­miz bu ko­nu­da bütün has­sa­si­ye­ti gös­te­ri­yor. Olaya ka­rı­şan per­so­ne­li­miz gö­rev­den alın­dı. Yar­gı­la­ma­nın ne­ti­ce­sin­de kimin ne kadar suçlu ol­du­ğu or­ta­ya çık­mış ola­cak. Ki­şi­le­rin görev yer­le­ri de­ğiş­ti­ril­di. On­la­rı sür­dür­müş ol­duk­la­rı gö­rev­le­rin­den aldık. Bir ke­na­ra bı­ra­kıp da her­han­gi bir şe­kil­de on­la­rı atıl va­zi­yet­te bı­rak­mak­ta be­le­di­ye­nin ve hal­kın men­fa­at­le­ri ba­kı­mın­dan uygun olmaz. Eğer maaş alı­yor­lar­sa, bunun kar­şı­lı­ğı­nı ver­mek du­ru­mun­da­lar. Ata­türk, bu ül­ke­nin ortak de­ğe­ri­dir. Bizim en çok saygı ve sevgi duy­du­ğu­muz Türk ve dev­let bü­yük­le­rin­den­dir. Onun ha­tı­ra­sı­na say­gı­sız­lık yap­mış olan hiç kim­se­yi af­fet­me­miz müm­kün değil.”
C.Ç. : “Okur­la­rı­mı­za, 2018 yılı için ver­mek is­te­di­ği­niz bir mesaj var mı?”
H.T. : “Bütün hem­şe­ri­le­ri­mi­ze mutlu bir yıl di­li­yo­rum. Bu zaman di­lim­le­ri in­san­la­ra yeni umut­lar ge­ti­rir­ler. Yeni yılda yeni umut­lar­la hem­şe­ri­le­ri­mi­zin ha­yat­la­rı­nı en güzel şe­kil­de sür­dür­me­le­ri­ni te­men­ni edi­yo­rum. İnsanı var eden ve ha­ya­ta sım­sı­kı tu­tun­ma­ya sevk eden şey, yeni he­ye­can­lar­dır. Yeni he­ye­can­la­rın açığa çık­tı­ğı güzel bir yıl olsun.” 
HABER: CEM ÇON 
FO­TOĞ­RAF: FİGEN ACAR