ENGEL TANIMAYANLAR

 

2006 yılında kurulan Engel Tanımayanlar Derneği Başkanı Özkan Gönenç, “Toplum görme engellileri ekmek elden su gölden yaşıyor sanıyor. Oysa toplumda biz de hizmet etmek adına varız” dedi.

Görme engelliler, toplumumuzda hemen hemen her zaman dışlanmış bir gurup gibi görününce kolları sıvadığını belirten Engel Tanımayan Derneği Başkanı Özkan Gönenç, Sadece görme engellilerinin derneği olmadıklarını vurguladı. Gönenç, dernek olarak çığır açtıklarını, birçok engelli üyelerinin sorunlarını çözmeye çalıştıklarını vurgulayarak, “Biz branş derneği değiliz. Sadece görmeyenlere, fiziksel engeli olana veya bir otizmliye hizmet veren dernek değiliz. Biz zihinsel engellisinden otizmlisine hatta epilepsi hastalarına bile hizmet veriyoruz. Geniş bir engelli ağımız var. Herkes bize başvurabiliyor. Engelli olması da şart değil. Engel tanımayanlar anlayışına sahip olan herkes bize üye olabilir” dedi.

Gönenç, gazeteniz Antalya Gündem’e, Engel Tanımayanlar Derneği’nin yapılanmasını, kuruluş öncesi ve sonrası kendisinin karşılaştığı zorlukları, dernek olarak üyeleri için yaptıkları çalışmaları teker teker anlattı.

 

Derneği ne zaman ve nasıl kurdunuz?

Ö.G. : “2009 yılında 6 gün süren orman yangınlarından yola çıkarak derneği kurdum. Antalya da bu konuda çözüm üreten bir dernek olmadığını gördüm. Genelde engelli vatandaşlarımız kendilerini doğru ifade edemediler, toplum engelli vatandaşların dengesini ya değiştirdi ya da bozdu. Engelliyi ekmek elden su gölden yaşayan bir kesim olarak adlandırdılar. Buna karşılık dik bir duruş sergilemek adına, bu toplumda yaşayan engelli-engelsiz sorumlulukları olmalı yaşadığı çevreye karşı”

Kendinizden bahseder misiniz?

Ö.G. : “ 1963 yılında İzmir’de doğdum. 16 yaşımda devrimci mücadelede 12 Eylül Darbesine karşı çıktığım için bombalandım. Ellerimi ve gözlerimi kaybettim. Gazeteciyim. Engel Aktüel gazetesinin imtiyaz sahibiyim. Devlet memuru emeklisiyim. Kamu kurumlarında halkla ilişkiler de çalışarak hizmet verdim”

Yeniden görmek için tedavi oldunuz mu?

Ö.G. : “Patlama anında sol gözüm tamamen akmıştı sağ gözde umut vardı. Patlamadan sonra göz nakli geçirdim. Göz nakli gerçekleştirdi. Ama o zaman ki şartlardan dolayı açılan gözümün tekrardan kapanmasına neden oldu”

Şuan için bir umut var mı?

Ö.G. : “Bir tedavisi yok. Ama hücre çalışması ile az da olsa bir umut söz konusu.  O da ne zaman gerçekleşir, sonuçlanır bilemiyoruz. Bu tarzda yaşamayı kabullendik artık. Ben biraz polyannacılık oynuyorum. 16 yaşıma kadar görerek yaşadım, şimdi ise görmeyerek yaşıyorum”

12 Eylül Darbesinden kısaca bahseder misiniz?

Ö.G. : “12 Eylül darbe öncesi Ülkede çok ciddi bir kaos ortamı yarattılar. Kardeşi kardeşe kırdırdılar. Bu duruma derin devletten Amerikan emperyalistlere kadar birçok çomak sokanlar oldu. Otoriter sert bir rejim ortamı yaratarak askeri darbeyi planladılar. Onun için bizleri bu yolda meze yaptılar. Bu konuda birçok genç arkadaşlarımız canını verdi”

Çektiğiniz zorluklar neler oldu?

Ö.G. : “Anadan doğma bir görmeyen değilim. Yeniden yürümeyi, okuma-yazmayı, alfabeyi, öğrendim. Yeni bir meslek edindim, yeni bir işe başladım. Bunlar zordu. Ailem engelliliği tanımıyor. Ailemin, toplumun bana davranışları zor ve sancılı bir süreçti. Belki şuan gülüyorum ama bu acıları geçmişte kalbimde hissetim”

Derneği kurmanızda ki hedefin altında yatan çektiğiniz zorluklar mıydı?

Ö.G. : “ Benim çektiğim acıları gelecek genç nesil çekmesin. Aynı acılı yollardan geçmesin. Daha kolay yaşama sıkı sıkı sarılsınlar. Elde etmek istediklerini daha kolay elde etsinler. Artık hak olsun. İdarecilerin iki dudağının arasında olmasın. Burada işin ciddiyetine indiğimizde, bedeller ödenmeden yaşam ferah gelmiyor.

 

 

 

Dernekte kaç tane üyeleriniz var?

Ö.G. : “ Üye sayımız zaman zaman değişmesine rağmen 380 civarında üye sayısını tutuyoruz. Yönetim olarak bu tür derneklerde üye aidatları ödenmez. Ödenmeyince de kanunlara göre bunu başkan ve dernek ödemek zorunda. Bu nedenle biz genel kurul zamanlarında bir çözüm olarak sorumluluklarını yerine getirmeyen üyeleri çıkarıyoruz. Çıkarılan üyeler “Ben sorumluluklarımı yerine getireceğim” diyerek gelirlerse de tekrar üye kayıtlarını yaparız”

Derneği kurduktan sonra ilerleyen zamanlarda sıkıntılar yaşadınız mı?

Ö.G. : “Dernek Başkanı olarak önüm çokça kesildi. Beni devletimize anarşist gibi göstermek istediler. Bazı beyinler önyargılı yaklaşarak beni öyle değerlendirdiler. Ama zaman içerisinde onlar da anladı. Özkan Gönenç hiçte anlatılan karakterde biri değilmiş. Burada dernek olarak özellikle verdiğimiz mücadele kayda değerdi. Benim gibi siyasi geçmişi olan bir insanı düşün. Ve birçok kapılar geçmişim yüzümden kapatılıyordu. Ama bugün toplumda saygın bir yerim var”

Hizmetleriniz nelerdir?

Ö.G. : “Verdiğimiz hizmetlerle Antalya’da çığır açtık. Genelde yaptığımız çalışmalarla bütün engellileri ele aldık. Düşündüğümüz tek şey “Antalya’da engelli vatandaşlarımız için eksik olan konu ne?” Örnek veriyorum Alo engelli taksinin projesini hazırladık. Belediyeye de kabul ettirdik. Engellinin ihtiyacı olduğu zaman belediyeyi arıyor. Bu projeyi hayata geçirdik. Ardından engelsiz plajı hayata geçirdik. Engelli çocuklarımız için aktivite merkezi açtık. Ciddi çalışmalar yaptık”

Diğer dernekler ile aranızdaki fark nedir?

Ö.G. : “Biz branş derneği değiliz. Sadece görmeyenlere, fiziksel engeli olana veya bir otizmliye hizmet veren dernek değiliz. Biz zihinsel engellisinden otizmlisine hatta epilepsi hastalarına bile hizmet veriyoruz. Geniş bir engelli ağımız var. Herkes bize başvurabiliyor. Engelli olması da şart değil. Engel tanımayanlar anlayışına sahip olan herkes bize üye olabilir”

Derneğinize neden “Engel Tanımayanlar” ismini verdiniz?

Ö.G. : “Engel tanımayanlar ise dik duruşu sergiliyordu. Diğer dernekler gibi klasik bir isim değil. O nedenle toplumda bu kadar ilgi görmemizin nedeni de bu. İsmimizle bile bir farkındalık yarattık. Hizmetlerimizde bütün engellileri gündeme aldık. Antalya’da bir şansımız var. Burada Büyükşehir Belediye Başkanı konuya çok duyarlı. Eşi Ebru Hanım’da aynı şekilde. Doğru bir proje ile gittiğinizde kapılar her zaman açık. Ortak sorunumuz engellik ise bir arada olmamız gerekir. Bu düşünceye hizmet vermek için elimizden ne geliyorsa yaptık”

Önümüzde ki günlerde hayata geçireceğiniz bir proje var mı?

Ö.G. : “Bir proje üzerinde çalışıyoruz. Sosyal sorumluluk adına. “Engellerimi aşıyorum işimi kuruyorum”. Bu projeden kastımız da kamu kurum ve kuruluşlarını öncelikli hedef alarak. Sosyal güvencesi olmayan engellilere sağlanan ibre kredileri var. Bu kredilerden faydalandıracağız. İstihdama da çok ciddi bir katkı sağlayacağız. Hedefimiz bu yönde”

 

 

Toplumda sizi nasıl tanırlar?

Ö.G. : “Olmadık ya da yapılmadık şeyleri yapan birisi olarak tanınırım. O nedenle darbelere karşı ciddi ve radikal bir tavrım var. O devrimci yönümü asla kaybetmedim. Bazı gazeteci dostlarımız ‘Müslüman devrimci başkan’ diye başlıklar atıyor. Allah’a şükür Müslümanlığımızı inkar etmiyoruz. Fakat geçmişte bilindiği gibi sağ sol kesimin Müslümanlıkla alakası yoktur. Bunlardan kurtulmak mutlu ediyor. Biz doğduğumuzda islam kimliğimize yazılıyor. Biz eğer bu mücadeleyi vermeseydik bugün ki darbeye bu kadar net karşı çıkılmazdı. Demokrasi bu kadar net savunulmazdı”

Derneğin size katmış olduğu en güzel taraf nedir?

Ö.G. : “Bulunduğum ortamda ses getiren ve sosyal olmayı seven bir insanım. Dokuz yıl Antalya’dayım. Belediye başkanları, vali, kaymakam, sade vatandaşa kadar kendimizi tanıtmayı başardık. Ciddi sorunlarda çözüm odaklı olmuşuz. Beni mutlu ediyor. Dernekçiliğin bana kattığı en güzel taraf bu mutluluk”

Benim soracaklarım bu kadar sizin eklemek istediğiniz bir konu var mı?

Ö.G. : “Özellikle ben şunun altını çizmek istiyorum. Engelli kardeşlerimiz kesinlikle kendilerini bırakmasınlar. Dirençli, mücadeleci, onurlu bir yaşamı tercih etsinler. Özellikle bu günlerde onura ve birlikteliğe çok ihtiyacımız var. Morallerini yüksek tutsunlar. Sorunlarını doğru ilettikleri zaman doğru çözümlerinde geleceklerine inansınlar. Eğer kendileri halledemiyorsa biz her zaman yardımcı olmaya hazırız”

Ferah Vanlı / Gündem Haber