ANTALYA BU KADAR SAHİPSİZ Mİ?

19.02.2021
369
A+
A-

Acı ama gerçek Antalya kent merkezine 28 kilometre uzaklıktaki Hisarçandır’da hazine arazisinde birileri asırlık çam ağaçlarını kesiyor, iş makineleri ile yol açıyor ‘dur’ diyen yok… Antalya bu kadar sahipsiz mi? 2 bin 650 dönüm hazine arazisinde kesilen asırlık ağaçların toprağa gömüldüğünü ortaya çıkaran vatandaşlar, katliamı önlemek için 24 saat nöbet tutuyor. Finike’de duble yol için 50 bine yakın portakal ağacının kesilmesi, Korkuteli Dereköy’de tarım arazileri üzerinde kömür ocağı işletilmesi girişimi de Antalya’nın sahipsizliğinin diğer örnekleri olarak karşımıza çıkıyor.

İmtiyazlılar bildiklerini okumayı sürdürüyor.

Ağaç katliamına önce köylüler, sonra çevreciler, sivil toplum kuruluşları ve son olarak da siyasi partiler tepki gösterdi. Ancak sırtlarını malum yerlere dayadığı aşikar olan bu imtiyazlılar bildiklerini okumaya devam ediyor. Ağaç katliamı karşısında sessiz kalmayan CHP, AKP, MHP, İYİ Parti il ve ilçe başkan ve yöneticilerinin tepkileri, açıklamalarına rağmen imtiyazlı kişiler ormanlık alanda ağaçları kesip, iş makineleri ile yol açarak, bildiklerini okumaya devam ediyor.

Vatandaşları silahla tehdit ediyorlar

Kim oldukları bilinmeyen ve amaçlarının ne olduğu tam olarak anlaşılamayan kişilerin ağaç katliamı yaptıkları, bölgede tarihi eser kalıntılarının bulunması kafaları karıştırdı.  100-200 yaşındaki çam ağaçlarını kesip, suçlarını gizlemek düşüncesiyle çukurlara gömen kişilerin bazı güç odaklarından destek alarak, hazine arazisine el koymuş olabilecekleri iddia ediliyor. Yasaları çiğnemeyi adet haline getirenlerin asırlık ağaçların katliamını önlemek için bölgede nöbet tutan vatandaşları silah göstererek tehdit ettikleri de bildiriliyor. 

Kollanan kim? Amaçları nedir?

Hisarçardır’daki katliamı önlemeye çabalayan, bunun için de silahla tehdit edilen vatandaşlar, “Burada kollanan kimlerdir? Amaçlanan nedir? henüz bilmiyoruz” diyorlar. Köylüler, ormanın 15-20 kilometre içerisindeki söz konusu engebeli bölgede 5 yıl öncesine kadar altın arandığının altını çizerek, tarihi eser kaçakçılığı ya da define avcılığından şüphelendiklerini belirtiyorlar. Tüm bu gelişmelere rağmen, Hisarçardır’da yaşanan olaylara ilişkin olarak yetkili mercilerden henüz tatmin edici bir açıklama yapılmamış, inceleme başlatılmamış olması düşündürücü. 

İktidar ve muhalefet katliamı karşı tek ses oldu

Uzun yıllar sonra Antalya’da iktidar ve muhalefet partileri tek ses oldu.  Siyasi partilerin Hisarçandır’daki ağaç katliamına karşı çıkmaları, buradaki hukuksuzluğa açıklamaları ile sert tepki vermeleri elbette sevindirici. AKP Antalya İl Başkanı İbrahim Ethem Taş, CHP Antalya İl Başkanı Nusret Bayar, İYİ Parti Antalya  İl Başkanı Mehmet Başaran,  MHP Antalya İl Başkanı Hilmi Durgun, AKP Konyaaltı İlçe Başkanı Tayfun Bayar, CHP Konyaaltı İlçe Başkanı Onur Duruk, İYİ Parti Konyaaltı İlçe Başkanı Serap Kaya ile MHP Konyaaltı İlçe Başkanı Tamer Takak’ın bu düşünce ve eylem birliğinin Antalya nın tüm sorunları için de sürmesi elbette çok yararlı olacak.

Dünyaca ünlü Finike Portakalına yol tehdidi

Antalya’nın sahipsizliğine bir başka ürkütücü örnek ise Antalya’yı Finike, Demre ve Kaş’ı birbirine bağlayacak karayolu projesi. Kemer ve Kumluca’da mevcut güzergahta yapılacak yolun Finike bölümünde sahil yolu içeriye kaydırılarak, Hasyurt’tan sonra dünyaca ünlü Finike Portakalı ağaçlarının bulunduğu bölgede planlanması üreticileri ayağa kaldırdı. Finikeliler, yol açılımı için yaklaşık 50 bin portakal ağacının kesilecek olmasını’katliam’ olarak yorumluyor ve yetkililerin bir kez daha projeyi revize etmelerini istiyor ve bekliyor. Duble yol niteliğindeki D-400 karayolu için planlanan ve tarımsal SİT alanı olarak da belirlenen bölgede narenciye bahçelerinin yok olma tehlikesi bulunuyor. Finike Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçobanoğlu, “Küçük üretici zaten yükselen maliyetlerle ayakta kalmakta zorlanıyor. Bir de böyle bir darbe alırsa üretime devam edemez. Bu proje Finike portakalını da bitirir” diyor.

Korkuteli Dereköy’e kıymayın efendiler

Bir başka sahipsizlik de Korkuteli’nin verimli tarım topraklarının yer aldığı Dereköy’de sergileniyor. Tamamı birinci sınıf mutlak korunması gereken tarım alanı olan Dereköy’de kömür ocağı işletmek isteyen firmaya ruhsat verilmesi sinirleri gerdi. Antalya Kent Konseyi Başkanı Sema Nur Kurt, söz konusu bölgede inceleme yapan Tarım Çalışma Grubu’nun tespitlerini şöyle açıklıyor: ” Kömür ocağı açılacak alannın tamamı dikili meyve ağaçları ile kaplıdır. Kömür ocağı yer üstü ve yeraltı sularının kirlenmesine neden olacaktır. Kömür tozu açık alanda çok uzak mesafelere kadar ulaşacak, bitkilerin kurumasına ve verim kayıplarına yol açacaktır. Tesisten çıkacak kirli sular birçok yoldan Korkuteli Barajı’na akacak, bu da baraj suyunu kirletecek, vatandaşın sağlığı tehlikeye girecektir. Bu nedenlerle kömür ocağından vazgeçilmelidir”

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.