BUĞDAY KRİZİ

 

ZMO Genel Başkanı Özden Güngör, tarım üreticisinin zorluklarla boğuştuğunu belirterek, “Tarım arazileri yok oluyor, üreticide üretmekten vazgeçerse başta Türkiye olmak üzere tüm dünyada, buğday krizi yaşanır. Dünyada bir aylık buğday stoku kaldığını duyduk” dedi

Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılması, üreticinin üretimden uzaklaşması, girdi maliyetleri ve doğal afetlerin faturasını tüm dünyaya ağır ödeyecek. Son 20 yılda 26,5 hektarlık tarım arazisinin 23 milyon hektara düştüğünü söyleyen Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör, Türkiye başta olmak üzere tüm dünyada buğday krizini yaşanabileceğini savundu. Türkiye’nin Sudan’dan bir milyon dekar tarım arazisi kiraladığını ileri süren Başkan Güngör, tarım arazilerinin korunması ve üreticiye destek verilmesi gerektiğini söyledi.

DÜNYANIN SORUNU

Başkan Özden Güngör, “Buğday bir tek bizim değil, dünyanın sorunu. Bütün dünyada buğday ekim alanları daralıyor. Mevcut olan tarım arazileri, sanayi kesimine aktarılıyor. Fabrika, köprü, yol yapılıyor. Tarım arazileri amacı dışına çıkarılıyor. Türkiye’de tarım ekilen arazilerimi korumamız gerek. Ancak biz bu alanları korumuyoruz. Son 20 yılda 26 buçuk hektarlık olan tarım alanından 23 milyon hektar alana düştük. Son 20 yılda 3 buçuk milyon hektar tarım arazimiz yok oldu. Tarım arazileri yok oluyor, üreticide üretmekten vazgeçerse başta Türkiye olmak üzere tüm dünyada, buğday krizi yaşanır. Duyumlarımıza göre, dünyada bir aylık buğday stoku kalmış. Bütün dünya buna çözüm buluyor. Örneğin başka ülkelerden tarla kiralıyorlar. Biz de tarım arazileri kiraladık. Biz 1 milyon dekar Sudan’dan tarım arazisi kiraladık. Tarım arazileri korunsa gidip de başka ülkeden tarım arazisi kiralanmaz. Kendi tarım arazilerini koru. Üreticini destekle” diye konuştu.

İTHALATIN ACI FATURASI

Türkiye 2002’den 2018 yılını Haziran ayına kadar toplamda 50 buçuk milyon ton buğday ithal etti. Bu ithalata 13. 6 milyar lira para ödedi diye konuşan Başkan Güngör, “Üreticiler girdi maliyetleri yüzünden para kazanmıyor. Girdilerin hepsi dolara bağlıdır. Üretici bunların altından kalkamıyor. Devletin verdiği taban fiyat uygun değil. Örneğin buğdaya 1 lira 5 kuruş veriyor. Zaten buğdayın maliyeti o civarlarda. Üretici para kazanamadığı için buğday ekmiyor. Neden eksin? Dolaysıyla bizim buğday ekim alanlarımız sürekli düşüyor. Üretici bir taraftan küresel iklim değişikliği ile uğraşırken diğer taraftan da girdi maliyetleri ile baş etmeye çalışıyor. Yağmurlar, dolular, buğdayda ki hastalıklar, bizim ekim üretimini ve kalitesini düşürüyor. Çiftçi bununla başa çıkamıyor ve ekim alanlarını daraltıyor. Bu Türkiye için bir risk. Türkiye’nin şu anda 81 milyon nüfusu var. Suriyelileri saymıyorum. Normal şartlar altında bizim 20- 21 milyon ton buğday üretmemiz gerek. Bize yetmesi için. Bu durumda kimseye muhtaç olmuyoruz. Biz her yıl ortalama 20 ton milyon buğday üretiyoruz. Buda 81 milyon nüfusumuza yetiyor. Aslında ithalat yapmamıza gerek. Ancak nüfus artarsa, üretici buğday üretmekten vazgeçerse ve Suriyelileri de sayarsak biz sürekli buğday yönünden sıkıntıya yaşayacağız” ifadelerini kullandı.

9 ÜLKEDEN, BUĞDAY

Buğdayın ithal edildiği ürünlerden de söz Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, “Biz bu yıl Rusya’dan buğday aldık. ‘Rusya ben buğday vermiyorum’ derse ne olacak? Çünkü stoklar eriyor. Buğday fiyatları artıyor. Bizim dışarıdan aldığımız buğdayında fiyatı artıyor. Biz zaten buğdayı dolarla alıyoruz. Dolar borcumuz var. Zaten paraya ihtiyacımız var. Biz parayı ithalata yatırırsak, üreticimizi bitiririz. Bunların iyi politika ile güncellenmesi gerek. Biz Rusya, Litvanya, Ukrayna, Kanada, Macaristan, Kazakistan, Meksika, Almanya ve Çekya’dan buğday alıyoruz. Aslında biz kendi üretimimize destek verirsek, dışarıdan almamıza gerek kalmaz” şeklinde konuştu. YAPRAK ÖZER/ANTALYA GÜNDEM ÖZEL HABER

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest