Hedef takım olmamalıyız

REKLAM ALANI
23.01.2018
1.011
A+
A-

İkinci yarının ilk karşılaşmasına yeni teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu ile çıkan Antalyaspor’un performansı merak konusuydu. Hafta içindeki kupa maçındaki futbol göz önüne alındığında işin doğrusu puan ümidi yok gibiydi.  Ama Antalyaspor, Şampiyonlar Ligi’ndeki başarılı ekibimiz Beşiktaş karşısında iyi bir mücadele sergiledi. Aradaki oyuncu kalitesi farkına rağmen ezilmedi. En azından beraberliği kaçırdı. Camia biraz olsun ümitlendi.

Maçta gözler Eto’o’yu aradı. Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu’nun açıklamasına göre hafif sakatlığı vardı. Resmi açıklama bu olabilir ama Eto’o’nun Fenerbahçe ya da Beşiktaş’a transfer olmak için uğraştığı, kafasının bu maçta olmadığı biliniyor. Eto’o gibi bir forveti olmayınca Antalyaspor’un gol atması kolay olmuyor. Bu sorun çözülmezse kırmızı beyazlı ekibi sıkıntılı günler bekliyor olacaktır.

Beşiktaş karşısında umut veren futbola rağmen Antalyaspor’un ligdeki konumu ve algısı iç karartıyor. İkinci yarının başında 17 puanla düşme hattındaki 3 takım arasında yer alıyoruz. Antalyaspor’un altında 16 puanlı Konya ile 9 puanlı Karabük var. Kadrosu dağılan Karabükspor’un ligden düşmesine kesin gözü ile bakılıyor. Gözler şimdi ligden düşecek diğer iki takımın kim olacağında. Şu andaki durum itibari ile 20 puanlı Akhisar’dan itibaren 18’er puanlı Alanya ve Osmanlıspor ile 17 puanlı Gençlerbirliği’nin (averajı Antalyaspor’dan iyi olduğu için bir üst basamakta), Antalyaspor ve Konya ile düşme tehlikesi var. Hal böyle iken yaygın medyadaki bazı yorumcuların, bu 6 takım arasından Antalyaspor’un, “düşmeye yakın ikinci takım” olarak değerlendirmesi üzüncü verici.

Bu algı önümüzdeki birkaç hafta içinde değiştirilemezse Antalyaspor’un düşme adayı görülüp hedef haline gelme tehlikesi var. Hedef haline gelindiğinde hakem hatalarının üst üste gelmesi söz konusu olur. Bu algının kırılması önemli. Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu’na ve yönetime görev düşüyor.

ESKİ BAŞKANA SUÇLAMA

Antalyaspor’un olağanüstü kongresinin ardından gerçekleşen yönetim değişikliği ile ilgili geçen hafta bir değerlendirme yazısı yazdık. Yeni Başkan Cihan Bulut’a başarı dilediğimiz yazıda görevi devreden Ali Şafak Öztürk’ün veda konuşmasını irdelemeye çalıştık.

Ali Şafak Öztürk, aniden başkanlıktan ayrılma gerekçelerini anlatırken, göreve başladığında  mali açıdan kendisinin yanıltıldığını iddia etmişti. “Bana 40 milyon lira borcun olduğu söylenildi. Göreve geldiğimde 89 milyon olduğunu gördüm” demeye getirmişti. Öztürk’ün kongredeki bu konuşmasına karşılık verilmeyince, söz konusu iddianın doğru olabileceği algısı oluştu.

Antalya Gündem’deki yazının yayınının ardından Antalyaspor camiasından bazı isimlerle görüşmemiz oldu. Bunların arasında camiada aktif görevde bulunan etkili isimlerde vardı. Onların söylemleri daha farklıydı. İddiaların doğru olmadığını söylüyorlardı. Kongre ortamında eski başkan Öztürk’ün söylemine karşılık vermedikleri için pişmanlık duyduklarını söylediler.  Camianın etkili bir ismi, “Ali Şafak Öztürk gerçekleri ifade etmiyor” dedikten sonra şöyle devam etti:

“Yönetimi almadan önce Ali Şafak Öztürk’ün babası, ekibi ile birlikte kulübe geldi. Evrakları 3 gün inceleyip mali tabloyu çıkardılar. O dönemde Antalyaspor’un 80 milyon lira borcu olduğunu tespit ettiler. Öztürk, borcun 80 milyon lira olduğunu bilerek başkanlığa talip oldu. Bunun böyle olduğunun tanığı bizzat babasıdır. Mali açıdan kimsenin kimseyi aldatması söz konusu değildir. Kendi döneminde menajerlere sadece 2.8 milyon lira ödendiği söylemi de doğru değil. Menajerlere yapılan ödeme, bunun en az iki katıdır.”

Hal böyle olunca Ali Şafak Öztürk’ün, “Beni yanılttılar” şeklindeki iddiasının doğru olmadığı ortaya çıkıyor. Bizzat babası devreye girip durum tespiti yaptırmış. Durumu bilerek göreve gelmiş.

Peki,  80 milyon lira borçla Antalyaspor’u devraldığı anlaşılan Ali Şafak Öztürk, 18 ay sonra kaç lira borçla devretti. 31 Aralık 2017 tarihi itibari ile borç, 199 milyon 77 bin 28 lira.  Kabaca 200 milyon lira.

Buna 1 Ocak 2018’den sonra ödenecek borçlar dahil değil. Ocak ayından itibaren yıl içerisinde ödenmesi gereken oyuncu ücretleri ile spor kulüplerine, menajerlere yapılacak ödemelerle, stadyum kirası ve diğer cari borçların toplamı 44 milyon 64 bin lira. Bunlara birde kulübün yapılandırılan vergi ve SSK borçlarının 2018 taksidi eklendiğinde yuvarlak olarak 250 milyon lira borç yükünden söz edilebilir.

Elbette  şimdilik 250 milyon lira civarındaki borcun tamamı, 2018 yılında ödenecek diye bir  şart yok. İçinde ödemesi 5 yıla yayılan banka kredileri var. Ama kredilerin yıllık faizi neredeyse 30 milyon lirayı buluyor. Antalyaspor’un, 30 milyon lira faiz yükünü karşılayacak olanağı var mı? İşte bu soruya, “Var” denemiyor. Antalyaspor gibi yıllık 80 milyon liralık gideri, 65 milyon lira civarında geliri olan kulübün bu kadar büyük faiz yükünü taşıması olası değil.

Antalyaspor’un çiçeği burnunda başkanı Cihan Bulut’a zor görev düşüyor. Onursal Başkan Menderes Türel ile birlikte kalıcı mali kaynak yaratması gerekiyor. Sağdan soldan hibelerle, bağışlarla olacak iş değil. Antalyaspor’un bugününü ve geleceğini kurtaracak kalıcı gelirden söz ediyoruz. Bunlar yapılırken kurumsal kimliğinin zarar görmemesine de dikkat edilmeli. Ortak kimliklerimizden biri olan Antalyaspor’un bir an önce düze çıkmasını diliyoruz.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.