HULUSİ KENTMEN KİMDİR?

17.09.2020
374
A+
A-

Hulusi Kentmen, 20 Ocak 1912’de, Bulgaristan Krallığı’na bağlı Tirnova şehrinde doğdu. Göçler sırasında ailesi Türkiye’ye göçtü. Çocukluğu İzmit Körfezi’nde geçti. Şen şakrak, sokaklarda koşturan, oyunbaz bir çocuktu Hulusi. Akçakoca İlkokulu ile eğitim hayatına başladı. Okulun tiyatro salonunda koşturarak büyüdü. Oyunculuk, damarlarına işte buralardan girdi. İçine bu aşkı mühürleyip eğitim hayatının ve ailesinin koşullarına göre yoluna devam etti. Deniz Astsubay Okulu’ndan mezun oldu ve bir gün emekli olup da sanat yapana kadar Türk Deniz Kuvvetleri’nde Astsubay olarak çalıştı. Dolu dizgin bir çocukluk sonrası askeriyenin disiplini altında çalışan, ama asla içindeki oyunculuk ateşini söndüremeyen Hulusi, 1961’de mesleğini sonlandırdı. Mesleğinin de hakkını vermişti. Saygısında ve disiplininde asla kusuru olmadı. Üstleri de askerlik mesleği boyunca sanat yapmasına hoşgörü gösterdi. Belki de bir gün pos bıyıklı, sert görünümünün altında yufka bir yürek taşıyan o tonton dedemizi, Hulusi Kentmen’i hayatımızın bir parçası yapan da bunların toplamıydı. Hulusi’nin oyunculuğa aşkı okuduğu ilkokulun tiyatro salonunda doğdu ve muhtemelen ölümsüzlüğü buldu. Gençlik yaşını bulduğunda Halkevleri’nde tiyatro yapmaya başladı. Bilindik oyunlarını ise Rahmi Dilligil’in kurduğu “Ses Tiyatrosu”nda oynadı. Tiyatro yolundaki profesyonelliğini Reşit Baran’ın yönettiği “Hisse-i Şaiya” oyunuyla kazandı. Hulusi, artık oyunculuk alanında kendini tanıtan bir isim olmuştu. Hala asker olarak görevi de devam ediyordu ve üstlerinin hoşgörüsü de. Onu keşfeden ve sinemaya tanıtan isim, “Burhan Tepsi” oldu. Profesyonel anlamda ilk sinema filmi 1942’de oynadığı “Sürtük” idi. İlk aşka düştüklerinde Refika 17’sindeydi, Hulusi ise 27 olmuştu. Refika’nın yaşının küçük oluşu, aralarındaki yaş farkı; hiçbir şey onlara engel olamadı. 26 Kasım 1938’de attıkları imza sadece evlilikleri için değil, ömürlük sürecek bir aşkın, hatta dostluğun nişanesi olarak atılmıştı. Kadıköy’de rıhtımı gören bir sokakta, aylık 11 Liraya kiraladılar ilk evlerini. Hulusi’nin maaşı 40 Liraydı; kiraya da, gezmeye de, yemeye de yetiyordu. Gençlerdi, belki de Refika’nın çocuksu yanıydı onları daha genç tutan. Tabii bu hep böyle sürmedi, süremedi. Evlilik böyle bir şeydi işte. Bir süre sonra hayat pahalılaştı, onlar kendini küçücük hissetmeye başladı. Yine de değişmeyen tek şey, kalplerindeki aşktı. 1942’de ruhlarına nefes üfleyen biri daha katıldı aralarına; ona “Volkan” adını verdiler. Sonra da Volkan’ın iki çocuğu… Bizim tonton dedemiz, gerçekten dede olmuştu. Başkaymış demek, bambaşka hissediyordu. Özellikle torunu Ali’ye başka düşkündü. Aşkları her an çoğalıyordu. Yıllar sonra yaşlandıklarında bile azalan hiçbir şey yoktu. Refika’nın Hulusi’de sevmediği tek şey sigara içmesiydi. Gönlünün sahibini hiç kırmak istemese de, sigarayı bırakması 1991’i bulmuştu. Ayrıca Hulusi, Refika’yı ölesiye sahipleniyordu. Öyle ki, bir röportaj sırasında Refika’ya mesleği sorulduğunda, “Ev hanımıyım” dediğinde, Hulusi Kentmen şu cümlesiyle araya girdi: “Hulusi Kentmen’in hanımıyım desene!” Derdi günü bir adamın eşi olmak olan, hayatını onun üzerine kuran bir kadındı ve karşılığını bulduğu için muhtemelen mutlu ölecekti Refika. Hulusi, sinemaya ilk adımını atmıştı, ancak sahneleri de bırakmamıştı. Yutmuştu sahnenin tozunu bir kere, öyle kolay değildi bırakması. Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen “Çatallı Köy” oyununda da bir rolü vardı. 1965’te bu oyun bir kez de oyuna adını veren Afyon’un Çatallı Köyü’nde oynandı; Hulusi o zaman da köy meydanında sahnedeydi. Özellikle sinemayla halkın üzerinde müthiş bir etki bırakmıştı. Çünkü oynadığı filmlerin her karesinde kendi özüyle hatta adıyla bulunuyordu. Belli ki oynadığı karaktere kendinden kattığı çok şey vardı. Onu hemen her filmde görmek mümkündü. Yoksa da mutlaka bir fotoğrafı duvardaki çerçeveden izleyicisine gülümserdi. Tüm güzel gülüşlerinin ardından, Hulusi Kentmen, 20 Aralık 1993’te böbrek yetmezliği sebebiyle hayata gözlerini kapadı. Ölümünün ardından, Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Ülke, çok sevdiği, babası bildiği adamı, üzülerek toprağa verdi.

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.