NEŞET ERTAŞ KİMDİR?

18.09.2020
303
A+
A-

Neşet Ertaş, 1938’de Kırşehir Çiçekdağı ilçesine bağlı olan Kırtıllar köyünde 5 çocuğu olan Döne Hanım ve Muharrem Bey’in ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Muharrem Bey saz ustasıydı. Neşet’in de kalbi ve ilgisi daha çocuk yaşlarından babasına dönüktü. Hatta yıllar sonra bir gün hepimizin tanıdığı ve sevdiği Neşet Ertaş olduğunda bu duygusunu şöyle dile getirecekti: “Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız”. Gün gelecek, işte bu duygudan çıkmış türküleriyle Neşet, “Bozkırın tezenesi” olarak anılacaktı. Babasının etkisiyle 5 – 6 yaşlarında bağlama ve keman çalmaya başladı. Bir zaman sonra çalışmak için gittikleri düğünlerde babasına keman çalarak eşlik ediyordu. Üstelik türküler söylemeye başladığında sesinin güzel olduğunu da fark etmişlerdi. Aslında yerleşik düzenlerinin olduğu yer doğduğu Kırtıllı köyüydü. Ancak çocukluğunun ilk 8 yılı Kırşehir, Niğde, Nevşehir, Kırıkkale, Kayseri, Yozgat ve köylerini gezerek geçirdiler.  Buralarda iş kovalıyorlardı. Bu yüzden okula geç başladı ve sonrası da zaten bölük pörçüktü. Genel bir ifadeyle aslında Neşet okula gidemedi. 8 yaşından sonra ailesi İbikli köyüne yerleşti. Annesini de yine çocukken kaybetti. 12 yaşındaydı. Babası 5 çocukla kalakalmıştı. Üç aylık bebesi dayanamadı, öldü. Acısını bile yollarda, gizli saklı yaşadılar. Yozgat’ın Kırıksoku köyünden Arzu adında bir kadınla tekrar evlendi. Bir süre de bu köyde yaşadılar ve sonra Yerköy ilçesine yerleştiler. Neşet, ruhu yaşından evvel büyümüş bir çocuktu. Evcilik oynadığı kıza aşık olmuştu, ondan sonrasında da türkülerin etkisinden midir nedir hep aşık kaldı. Bir de babası vardı gözünün önünde en canlı örneği. Gittikleri her yerde aşık oldular. Göze yasak yoktu ya, bir güzel görüp kendilerince sevdalanıyorlardı; sonrası hep saz hep söz. Bir atasözü haline gelmişti artık; “Kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya varır ya zurnacıya” Neşet de diyemedi bir zamanlar gönlü aşka düştüğünde, ama evliliğin kurumuna saygısı vardı o ayrı. Neşet, gönlünde aşkı baki dolanıyordu. Ankara’da çalıştığı gazinoda tanıştı Leyla’yla. Evlenmek istedi. Babası Muharrem Bey’in de rızası olmadı hiç. Kendilerinden olmayan bir kızla evlendiği için oğluna tepkiliydi. Leyla aslen Bolulu’ydu ve onun ailesi de Neşet’i kabullenememişti. Ama Neşet ve Leyla kimseye kulak asmayıp 1960’ta Ankara’da evlendiler. Evliliklerinin ilk zamanları mutlulardı aslında. Bu evlilikten Döne ve Canan adında iki kızları ve bir de Hüseyin adında bir oğulları olmuştu. Neşet askerliğini de evlilikleri sırasında yaptı. Leyla’nın ailesinin de gölgesi iyiden iyiye düşmüştü üstlerine. Daha fazla devam edemediler ve 1968’de ayrıldılar. İkisi de başka yollarda hayatlarına devam ettiler. Ama gönlü türkülerle coşan adam, yine aşkla bir başka yaşayacaktı tabii. Türkiye’de derdini kimselere diyememişti ve parmaklarının hali hal değildi. Artık çalışamıyordu. Almanya’da kalma izni üç aydı. Başladığı tedavi de işe yaramıştı, daha uzun kalmalıydı. Doktoruna müzisyen olduğu söylendi. Profesyonel müzisyenlere tanınacak bir hak olduğuna dair duyumlar almıştı. Başvuruda bulundu ve Türkiye’deki konumu araştırıldı. Bir sanatçı olduğu teyit edildiğinde Alman Devleti Neşet’in müzisyen olarak ülkede kalmasına izin verdi. Almanya’da müzik yaparak parasını kazandı ve tedavisini de sürdürdü. İzmir’de aldığı müstakil evinde yaşıyordu, Neşet Ertaş. Küçük bir bahçe de yapmıştı kendine; 11 – 12 çeşit meyve dalı dikmişti toprağına. Bir de kanaryası vardı, Almanya’da bırakmıştı. Ama hep bir kanaryası olurdu, sesine ses olsun diye ve onu asla kafese kapatmazdı; kafesin kapısını hep açık tutardı. Günlerini burada, toprağı kabul ettiği İzmir’de geçiriyordu. Prostat kanseri teşhisi konulmuştu Neşet Ertaş’a. 25 Eylül 2012’de İzmir’de tedavi gördüğü bir hastanede hayatını kaybetti. Naaşını Kırşehir Bağbaşı Mezarlığı’nda toprağa verdiler; babası Muharrem Ertaş’ın yanına. Mezar taşında ise şöyle yazıyordu: “Sakin ol ha insanoğlu! İncitme canı, her can bir kalp, Hakk’a bağlı. İncitme canı, incitme” Adı, Kırşehir’in caddelerinde, okullarında yaşatıldı. Hata babası ve kendisinin bir de anıtı yapıldı.

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.