TURİZMİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ

Dünyanın en çok turist çeken 100 kenti listesine, Antalya’nın ilk 20’den girmesinin yanıltıcı rakamlar üzerinden değerlendirildiğini söyleyen başkan Akduman, “Önümüzdeki yıl turizmin iyi geçmesi için ne gibi çalışmalar var? sorusuna cevabımız yok. İyi olacak deyip geçiyoruz. Çünkü turizm politikamız yok” dedi

Dünyanın en çok seyahat edilen ilk 100 kenti listesine, bu yıl Türkiye’den Antalya 16. sıradan yerini aldı. Euromonitor International’ın 600 kenti kapsayan ve yurt dışından gelen ziyaretçiler üzerinden yaptığı araştırma, yerli turistler, transit yolcular, eğitim için gelenler ile bir günden az kalanları kapsamıyor. Bu kapsamda, 2017 yılındaki yabancı ziyaretçi sayıları üzerinden yapılan karşılaştırmada, Antalya’nın Avrupa’nın ilk 10 kenti arasına girdiği görülüyor. Rusya ve Türkiye arasındaki gerginliğin sona ermesinin Antalya’ya gelen turist sayısını artırdığı belirtilen raporda, bir yıl içinde Antalya’nın üç basamak birden yükseldiği anlaşılıyor. Bu dönemde 9 milyon 482 bin yabancı ziyaretçinin geldiği Antalya, Avrupa’nın en çok yabancı turist ağırlayan beşinci kenti durumunda. Sezon boyunca turist var, turizm yok söylentileri gündemden düşmezken, sektörü genel bir değerlendirmeyle ele alan Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ümit Akduman, iddialı açıklamalarla dikkat çekti. Başkan Akduman, turist sayısının ekonomiye katkı sağlamadığını belirterek, “Mevcut otellerin bu yılki ekonomilerine baktığımızda turizmdeki artış söylentileriyle örtüşmüyor. Önümüzdeki ocak ayı içinde bunu çok daha iyi göreceğiz. Turizmciler kendi içerisinde ellerinden geldiği kadar mücadele ediyor. En büyük sorun da burada başlıyor. Turizmcinin problemlerini kendi kaynaklarıyla halletmeye çalışması yeterli olmuyor. Ancak onların çabasıyla bir şeyler yapılıyor. Çünkü Türkiye’nin turizm politikası yok. Hükümet bunun için kürsüden konuşmak yerine projeleri masaya yatırarak, hayata geçirirse turizm bugün ve yarın için yıldızı parlak bir sektöre dönüşebilir” ifadelerini kullandı.

CEVAPSIZ SORUNLAR

Turizm sektörü için ekstra bir önlem paketi alınarak, gerekli politikaların biran önce hayata geçirilmesi gerektiğini savunan başkan Akduman, “Yıllardır aynı sorunları yaşıyoruz. Turizm için ekstra bir önlem paketi yapılmalı. Sadece patronların menfaatlerine göre değil, Türkiye’nin menfaat ve çıkarlarına göre çalışmalar hazırlanmalı. Sendikalar, sivil toplum kuruluşları araştırmalar yapıyor. Bunları da yetkililere iletiyor. Fakat şimdiye kadar hiçbiri ciddiye alınmadı. Kürsülerde ‘Turizm iyi olacak deniyor’ Mitinglerde gür sesler çıkıyor. Fakat hükümeti yönetenler bu yıl turizmde rekor olacak, patlama yaşanacak derken, turizmciler gerçekleri tokat gibi ortaya çıkardılar. Mesela, ‘Önümüzdeki yıl turizmin iyi geçmesi için ne gibi politikalar var? sorusuna verilecek cevap yok. İyi olacak deyip geçiyoruz. Çünkü ortada gerçek bir rapor ve politika yok. Turizm birçok lego parçasının bir araya gelmesi gibidir. Birbirlerine bağlanarak büyüyen bir sistemdir. Türkiye’deki ekonomik krizi aşmadığımız sürece, refah ve huzuru oluşturmadığımız sürece, turizm kendi bünyesi içinde kendi imkanlarıyla yapabildiğini yapacaktır. Onun haricinde turizm patlaması beklememiz hayal veya umut aşılamaktan başka bir şey değildir” şeklinde konuştu.

BOZUK MUSLUK MİSALİ

Diğer yandan turizmin 12 aya yayılması gerektiğini vurgulayan Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ümit Akduman, kentteki kongre merkezlerinin iş insanları ile siyasi partilerin toplantılarında kullanılmasının kış turizmine katkı sağlayacağını, Akdeniz Üniversitesi ve diğer özel hastanelerde bulunan alanında uzman doktorların hizmetleriyle ise sağlık turizminin geliştirilmesinde büyük önem sağlanacağını kaydetti. Otellerdeki her şey dahil sisteminde acilen terk edilmesi gereken yanlışlardan olduğunu sözlerine ekleyen başkan Akduman, “20 yıl öncesinde dünya her şey dahil sisteme geçtiğinde ellerinde yalnızca 2 sezon tuttular. 3. sezonda ise ‘İmdat! Bu sürdürülebilir bir şey değil’ diyerek kaldırdılar. Fakat Türkiye, ucuz turist getireyim de bu döngü içerisinde nemalanayım diye düşünüyor. Ucuz turistin gerçeklere hiçbir katkısı yok. Her ihtiyacını otelde karşılıyor. Toplumun en ucuz seviyesindeki insanları değil, bu ülkeyi gezmeye gelen, katkısı olacak insanları getirmek turizmdir. Bu sistem olmazsa gelen insanların çarşıda, pazarda olduğunu görürüz. Olması gereken de budur. Biz bunu 20 yıldır dile getiriyoruz. Ama kimse duymak istemiyor. Üç maymunu oynuyorlar. Türkiye’de turizm bozuk musluğa benzer. Nasılsa kapatırız, damlayarak da olsa yürütürüz mantığı var. Bu sistemi acilen terk etmek zorundayız. Aynı hatayı defalarca yaparak, düzeltmeye çalışıyoruz. Oysaki bizim ülkemiz cennet. Çok daha iyisini hak ediyor” diye konuştu. FATMA ARSLAN / ANTALYA GÜNDEM ÖZEL HABER

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir