Sabır taşı olsa çatlardı, Kırcami sakinleri tam 40 yıl arazilerinin imara açılmasını bekledi. Kırcami’nin imar sorunu yıllarca Antalya’da yerel ve genel seçimlerin en önemli siyaset malzemesi oldu. Kırcami’de arazi olanlar ile imar planında bölgenin tarımsal yapısının mutlak korunması gerektiği savunmasıyla yargıya giderek planları iptal ettiren meslek örgütleri ve çevreciler ile karşıya geldiler. Kimi zaman sinirler gerildi, kimi zaman tepkilerin dozajı yükseldi, vatandaşlar yolları trafiğe kapatarak direniş yaptılar.

40 yılın sonunda beklentilerini tam olarak karşılamasa da Kırcami bölgesinin imar sorunu çözüldü. Çözüldü çözülmesine ama sorunlar yine de bitmedi. Özellikle arazilerini kat karşılığı müteahhide vermeyi planlayan vatandaşlar dertli mi dertli. Kırcami bölgesinde yüklenici firmaların işe başlaması için yerel yönetimlerin yani Muratpaşa ve Büyükşehir Belediyesi’nin üzerlerine düşen işleri ivedilikle yapması ve yolların açılması gerekiyor. ‘Kırcami’yle Dayanışma Platformu’ Sözcüsü Yusuf Türkay, bıkmadan, yılmadan sorunların çözülmesi uğraşını veriyor.

Ancak çalmadık kapı bırakmadığı halde işlerin yavaş gitmesi üzerine çareyi sosyal medya üzerinden seslenmekte bulmuş Yusuf Türkay. Türkay, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı, başta olmak üzere Antalya Valiliği, Tapu ve Kadastro Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’a Kırcami’deki imarlı tapularının e-devlet ve ıslak imzalı tapularının törenle verildiğini anımsatarak şu mesajı veriyor:

 “Kırcami’deki tapulu parselime diyelim ki çap aldım ve kat karşılığı müteahhitte verdim, işlemleri de başlatmam gerekiyor.  Arsanım boş olarak müteahhitlere yapı ruhsatı verileceği şartı var. Buraya kadar hepsi normal işledi ama diyelim ki parselim Yalı Caddesi yoluna denk geldi veya Fener Mahallesi’ndeki yol üzerine geldi veya asfalt yol olan mevcut yola denk geldi. Zaten 40 yıldır imarı bekledik şimdi de Büyükşehir Belediyesi’nin yol açmasını daha ne kadar beklemeliyiz söyler misiniz?”

Sosyal medya paylaşımında sadece haklarını aradıklarını, sorunlarının hızla çözülmemesi halinde gereken direnişi göstereceklerini vurgulayan Yusuf Türkay, şunları belirtiyor: “Kanunen bizlerin hakkı nedir? Yapılan bütün bu işlemlerin sonucunda biz ne provokatörüz ne de çıkarcıyız. Bir an önce yerlerimizi inşaata vermek istiyoruz. Bu sefer artık kanunen ve mahkeme kararıyla yolları kapatma hakkımızı kullanmak zorunda bırakmayınız. Acilen çözümlerinizi ve uhdenizdeki bulunan yolları açmanızı grubumuz ve hak sahibi olarak istiyoruz”

Görüldüğü gibi Kırcami’de 40 yıllık beklentinin sonunda rahat nefes alınamamış, sorunlar çözülememiş, sinirler hala gergin. Şu noktayı gözden kaçırmamak gerekiyor. Elbette insanların tarım yapılma olasılığı yıllar öncesinden ortadan kalkmış Kırcami’nin imara açılması talebi doğru. Özellikle arazisinin yanında beton bloklar yükselirken mülklerine çivi bile çakamıyor olması üzücü. Ancak tamamen düğümlenmiş olan Antalya’nın kent içi ulaşımı için de Kırcami’de oluşacak araç ve nüfus yoğunluğu tehlike çanlarını işaret ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin giderek içinden çıkılmaz hale gelen, İstanbul’u bile sollayan kent içi trafiği için akılcı bir çözüm üretememiş iken, Kırcami’de inşaatların başlaması Antalya’yı daha da zorlu günlerin beklediğinin sinyali olarak algılayarak harekete geçmesi gerektiğinin de altını çizmekte yarar var.