PABLO PİCASSO KİMDİR?

09.04.2021
454
A+
A-

Özellikle sanata kazandırdığı kübizm akımı ile özel bir sanatçı olduğunu kanıtlayan, Nazi subayına karşı “Hayır siz yaptınız!” cevabı ile tarihe kazınan Pablo Picasso’nun hayat hikayesidir. Picasso, 25 Ekim 1881’de, İspanya, Malaga’da, Maria Picasso Lopez ve Jose Ruiz y Blasco çiftinin oğlu olarak dünyaya geldiğinde ailesinin ona verdiği vaftiz adı, “Pablo Diego José Francisco de Paula Juan Nepomuceno María de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Martyr Patricio Clito Ruíz y Picasso” idi. Ama o, bir sanatçı olma yolunda ilerlerken, 1901’de, ilk isminin yanına annesinin soyadını almayı tercih edecekti. Bu durumu ise, şöyle açıklayacaktı: “Picasso ismi, Ruiz isminden daha ilginç. Bana Ruiz olarak hitap edildiğini düşünebiliyor musunuz? İki ‘s’ harfi içeren Picasso ismi, İspanya için oldukça alışılmadık bir ad. Çünkü orijinalinde bir İtalyan ismi. Beni Pablo Ruiz olarak düşünebilir misiniz? Diego-José Ruiz? Ya da Juan-Népomucène Ruiz?” Picasso, konuşmaya başladığında söylediği ilk sözcük, İspanyolcada “kalem” anlamına gelen “piz” sözcüğü oldu. Bu durum, özellikle bir resim öğretmeni ve ressam olan babası Jose’nin çok ilgisini çekmişti. Oğlunu gözlemleyen babası, resme olan yeteneğini de oldukça erken fark etti. 7 yaşında başlayarak, oğlunu resim sanatı konusunda eğitmeye başladı. 9 yaşına geldiğinde, Picasso, ata binmiş bir matador çizdiği ilk eserine “La Picador” adını verdi. “La Premiér Communion” adını verdiği ilk büyük çalışmasını ise, 15 yaşında tamamlayacaktı. Picasso, 13 yaşına geldiğinde, artık babasından çok daha iyi durumdaydı. Babası bu sebepten resim yapmayı bıraktı. Oğlunun yeteneğinin kendisini aştığının ayırdına varmıştı. Boynuz kulağı geçiyordu işte. Leonardo da Vinci’nin ünlü Mona Lisa tablosu 1911’de, Lourve’den çalındı. Polis, önce Picasso’nun arkasdaşı şair Guillaume Apollinaire’yi gözaltına aldı. Guillaume ise, Picasso’yu suçladı. Picasso, tabloyu, Floransa’ya kaçırmakla suçlanıyordu. Ancak 8 ay sonra tablo bulunduğunda, üzerindeki suç kalkabildi. Picasso, tüm sanat yaşamı boyunca, eserlerini pek çok farklı tarzdan etkilenerek verdi. Sanatı 9 farklı döneme ayrılan Picasso’nun, kuşkusuz en önemli başarısı kübizmin başlamasına öncülük etmesiydi. Öncelikli bu 9 dönemi sıralamalı. Picasso, ömrü boyunca yaşamı ve dünyadaki gelişmeleri, duyguları ile harmanlayarak resmetmişti. Picasso’nun sanatını beslediği bir başka duygu da aşk oldu; bir diğer deyişle, kadınlar! İki kez evlendi; ama pek çok ilişkisi oldu. İlişki konusunda oldukça hızlıydı. Özel hayatı ile de sürekli gündemdeydi. Fernande Oliver, en uzun ilişkisi ve aynı zamanda modeliydi. Tanıştıklarında Fernande evliydi. Yine de 7 yıl boyunca Picasso ile birlikte yaşadı. 1904’te başlayan ilişkileri, 1912’ye kadar sürdü. Bu ayrılığın ardından Picasso, bu kez hüzünlü bir aşka düştü. Tutku dolu bir aşk yaşadıkları Eva Gouel ile ilişkileri ise, sadece 3 yıl sürdü. Bu büyük aşkı bitiren ölüm oldu. Eva, tüberküloz sebebiyle hayata veda etmişti. Evet, Eva’ya gerçekten aşıktı; ama çapkınlığı, kadınlara olan düşkünlüğü de dinmek bilmiyordu. Eva’nın hastalığı sırasında da Gaby Lespinasse ile bir ilişki yaşadı. Picasso, 92 yaşına gelmişti. 20. Yüzyılın en önemli sanatçılarından biri olmayı başardığı yaşamı son buluyordu. 8 Nisan 1973’te, eşi Jacqueline ile evlerinde verdikleri bir akşam yemeği daveti sırasında rahatsızlanmış ve yaşama veda etmişti. Özellikle yaşamının son 20 yılını en üretken dönemi olarak geçiren Picasso, tüm yaşamı boyunca da görsel sanatların her dalına ilgi duyarak ve bir şeyler üreterek yaşadı. Ardında bıraktığı onca eserle, tüm ihtiraslı yaşamı ile bir Pablo Picasso geçti bu dünyadan…

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
22 Eylül 2021
21 Eylül 2021
18 Eylül 2021
17 Eylül 2021
16 Eylül 2021
15 Eylül 2021
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.