Avrupa’nın en önemli zeytin üreticisi ülkeleri arasında yer alan Türkiye’de, sektörün sorunları giderilemiyor. Antalya ve bölgesinde yoğun üretimi yapılan zeytinin daha çok aile işletmeleri üretirken, önemli ihraç maddeleri arasında yer alan zeytin ve zeytinyağının planlı üretilerek fiyat politikası belirlenmesi isteniyor. Gazipaşa’da kendisine ait zeytin bahçesi ve zeytinyağı fabrikası bulunan İşinsanı Zafer Tan, fındık, çay, Ayçiçek ve buğday gibi ürünlerde devletin taban fiyat belirlediğini belirterek, zeytinyağında böyle bir uygulamanın olmadığını belirtti.
PARAYI ARACILAR KAZANIYOR
Taban fiyatın belirlenmesi halinde, çiftçinin buna göre üretim yapılabileceğini belirten Tan, sektörlerinde parayı üreticilerin değil aracıların kazandığına dikkat çekerek, Tarım Bakanlığı’ndan üretim ve satış planlaması yapılmasını beklediklerini ifade etti. Kendisinin lisans ve marka sahibi olduğunu belirten Tan, “Tarım ve Orman ile Sanayi ve Ticaret İl Müdürlükleri beni sürekli denetliyor. Benim tescilli olmam nedeni ile marka tescili, depolama, kalite kontrolü ve diğer giderlerim çok fazla. Ancak bahçesindeki zeytini toplayıp yağını çıkaran üretici ile rekabet etmek zorunda kalıyorum” diye konuştu.
İHRACATTA TAĞŞİŞ OLMAZ
Gündemden düşmeyen tağşişli ürün konusunda da açıklamalarda bulunan Zafer Tan, “İhracatta tağşişli yağ olmaz. Varsa iç piyasada olur. İhracata gidecek ürünlerin zaten kimyasal analizleri yapılarak yurtdışına çıkıyor. Ancak iç piyasada, özellikle internette satılan zeytinyağına dikkat edilmeli. İç piyasada taklit markalar ve markasız ürünlere çok fazla rastlanabiliyor. Çünkü ihraç edilen ürünlere yapılan denetim, iç piyasada çok fazla yapılmıyor. Tespit ettiğimiz markaları şikayet ediyoruz ancak adam o markasını iptal ettirip başka bir marka ile yeniden piyasaya çıkıyor. Özellikle otellerde ve restoranlarda kullanılan yağlarda bu ürünlere rastlamak çok daha fazla mümkün olabiliyor” şeklinde konuştu.
TAĞŞİŞTEN KAÇINMANIN YOLU
Vatandaşın doğru zeytinyağı ile tağşişli zeytinyağını ayırt edebilmek için kimyasal analiz yaptırabileceğini belirten Zafer Tan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bu da çok mümkün değil. O zaman tamamen güvene dayalı zeytinyağı alınabilir. Yöresel işletmelerde hileli ürüne rastlamak çok mümkün değil. Yöresel ürün satan işletmeler kolay hile yapamaz. Gazipaşa’dan Kaş’a kadar yaklaşık 40 zeytinyağı işletmecisi var. Hepimiz ticari riskler alarak bu işletmeleri açtık ve tağşişli ürün satarak kendimizi de riske atamayız. Antalya’da yeterince işletme olduğunu düşünüyorum. Tağşişli üründen kaçmanın yolu daha çok güvene dayalı olabilir”.