Antalya’nın dört bir yanı maden ve taş ocaklarının işgali altında. Son olarak kent merkezine kadar gelen kırma taş ocakları faaliyetleri sürdürmeye devam ediyor. Özellikle Konyaaltı Boğaçayı deresi kenarında işletilen taş ocakları ciddi sorunlara yol açıyor.  2024 yılında Geyikbayırı Yaşam Platformu tarafından başlatılan kampanyayla Boğaçayı Deresi kenarındaki 9 futbol sahası büyüklüğündeki bir ormanlık alanı ve tarihi Karaindibi mağarası taş ocaklarına karşı korumuştu. Başlatılan kampanyanın ardından ormanlık alanda açılması planlanan taş ocağı Orman Bölge Müdürlüğü'nün olumsuz görüşü doğrultusunda reddedilmişti. Ancak ilerleyen süreçte bölgede faaliyet sürdüren şirket iptal edilen alanın yanın yeni bir çalışma başlattığı ortaya çıktı.

Söz konusu şirketin 2022 yılında alınan “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değil” kararıyla faaliyet sürdürdüğü ortaya çıktı. Kent merkezine yakın Boğaçayı kenarında 35 futbol sahası büyüklüğündeki ormanlık alan ise ciddi bir tehditle karşı karşıya.

Boğaçayı (5)

Öte yandan tüm bunlalar yaşanırken bir başka şirkte bölgede yeni bir ocak açmak üzeri ÇED raporu verdiği gündemde yerini aldı. Söz konusu şirket Boğaçayı kenarında yaklaşık 9 hektarlık bir alanda yeni bir kireç taşı ocağı için talebinde bulunmuştu. Ancak Boğaçayı Havzası’nda açılmak istenen kalker ocağı, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ve ASAT’ın olumsuz görüş vermesiyle iptal edildi.

Boğaçayı (1)-1

Konuya ilişkin antalyaningundemi.com’a özel konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası eski Başkanı Jeoloji Yüksek Mühendisi Bayram Ali Çeltik, önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Çeltik, konuşmasının başında, “Öncelikle bir bilim insanı olarak, madenlerin işletilmesine kesinlikle karşı olmadığımızı belirtmek isterim. Kırmataşlar, insanların rahat ve güvenli seyahat edebildiği yolların, binaların, işletmelerin dolgu malzemelerinin, yürüdüğümüz kaldırımların ve daha birçok alanın temelini oluşturuyor. Telefonlarımızdan bilgisayarlarımıza kadar pek çok şey madenlerden elde ediliyor. Bu nedenle maden işletmelerine karşı değiliz. Ancak bu işletmelerin getiri ve götürüsüne bakmak gerekiyor. Bu, her yerde maden işletmeciliği yapılması gerektiği anlamına gelmez” ifadelerine yer verdi.

Boğaçayı (4)

ANTALYA’NIN HER YERİNE MADEN OCAĞI AÇILMAZ

Antalya’nın her yerine maden ocağı açılması, kırmataş üretimi yapılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını vurgulayan Başkan Çeltik, konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Antalya, Türkiye’nin dünyaya açılan kapısıdır ve gelirini büyük ölçüde tarım ve turizmden sağlıyor. Dünyanın hiçbir yerinde bu tür güzellikler yok edilmemeli. Taş ocaklarıyla ilgili yetkiler tamamen Bakanlık ve Maden işleri Genel Müdürlüğü'ne aittir. Bakanlık, maden işletmeleri ile ilgili kararlar alır ve yönlendirmelerde bulunur.”

Boğaçayı (2)-2

ANTALYA’DA TEHDİT OLUŞTURUYOR

“İnsanlık ve bilim her geçen gün ilerliyor. Ancak hala birçok şeyin farkında değiliz” diyen Başkan Çeltik, “Örneğin, fosil yakıtlar büyük bir enerji kaynağı olsa da iklim değişikliğini hızlandırıyor. Aynı şekilde, barajlardan ve derelerden alınan kumların denizlerimiz ve plajlarımız üzerinde olumsuz etkiler yarattığını sonradan fark ettik. Antalya’daki taş ocakları da bu bağlamda ele alınmalı. Bu taşlar, suyu bünyesinde tutarak Antalya’nın su ihtiyacını karşılayan önemli kaynaklardır” diye konuştu.

Boğaçayı (1)

Başkan Çeltik, “Antalya’nın havası dünya çapında ünlüdür” diyerek konuşmasına şu sözleri kullandı:

“Öyle ki, yarım saat içinde hem denizde yüzmek hem de dağlarda kayak yapmak mümkün. Kırmataş için kullanılan bu dağlar ve taşlar hava akımlarını doğrudan etkiliyor. Dağlarda ve tepelerdeki kırılmalar hava akımlarında değişikliklere sebep olabilir. Bu değişiklikler, bitki çeşitliliği ve dokusunu etkileyerek iklim değişikliğine katkıda bulunabilir.”

Boğaçayı (3)-1

TAŞ OCAKLARI KENT MERKEZİNE KADAR GELDİ

“Şehir içindeki taş ocakları neredeyse kentin sınırlarına kadar gelmiş durumda” diyen Başkan Çeltik, “Bu ocaklardan çıkan kayaçların büyük çoğunluğu kalsiyum karbonat içeriyor ve doğrudan insan hayatına zarar verecek bir durum yok. Ancak oluşan toz, civardaki tarımı etkileyebilir, turizm tesislerine zarar verebilir ve yabancı misafirlerin rahatsız olmasına neden olabilir. Sulama sistemleri bu tozu önleyemezse daha fazla sorun ortaya çıkabilir. En büyük sorunlardan biri, görüntü kirliliğidir. Ayrıca, ağır tonajlı araçların neden olduğu trafik ve yol bozulmaları da göz önünde bulundurulmalıdır” diye konuştu.

Boğaçayı (6)

BOĞAÇAYI’NDA ORMANLIK ALAN YOK OLUYOR

Turizm açısından büyük önem taşıyan Antalya’da, bu tür işletmelerin kolay kolay izin verilmemesi gerektiğini ifade eden Başkan Bayram Ali Çeltik, “Boğaçay’ındaki ocaklar neredeyse dağları yok ediyor ve ağaçların kaybolmasına sebep oluyor. Bu, hava akımları gibi doğaya zarar verebilir. Ayrıca, bu işletmeler tamamen Bakanlık yetkisindedir” sözlerine yer vererek konuşmasını sonlandırdı.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ