GERİLİM

GERİLİM

Uzun bir süredir yazamadım. Değişik illerde kitap fuarlarına gidip, kitaplarımı imzaladım. Değişik insanlarla tanıştım. Büyüklerin okumasızlığı beni üzdü. Yüzde doksan civarında okumaz bir kitle var. Bu kitle Türkiye’nin kaderini etkilemektedir. Siyasi yaşamının çarpıklaşmasına, algı, edilgenliği kabul ederek partidaş felsefesini tabu alanı içinde değerlendiriyor.  Okumaya gerek yok; sizden okumanızı isteyen kim ki? Geçmiş yıllarda babalarınız okudu. Ya tutuklandı ya da kaçıp yurt dışına gitti. Sefalet ve yoksullukla yaşadı. Ne okursunuz? “Ben okumam. Benim özlemimi çocuğum yapsın. Okusun. Test çözsün. Hatta konu da çalışmasın. Seçeneklerden birisini seçsin o kadar. Robot gibi olsun. Ne olur; Öğ-ret-men, doktor, mühendis, her bir meslek seçmeli, düşünmeden iş yapsın. Atama yapılabilmesi için bekleyeceksin yıllarca. KPSS ‘den en yüksek puanı almalısın. Sınav iki aşamalı, yazılıdan sonra da sözlü sınava girmelisin. Haaa..  Sözlüden önce siyasi kişilerden referans ayarlamalısın. En rahat dönemin öğrencilikti bitti. Ataman da yapıldı. Yaptığın işi seni işe alanlara çalışacaksın. Oyunu da bu siyasilere vermelisin. Körü körüne büyük başkanın dediklerinin mutlak doğru diye savunacaksın. Zaten başka çarende yok. Kitap okumuyor, analiz ve sentezi yapamazsın. Senin yerine düşünenler, okuyanlar var.

Kentte yaşıyorsan çalışmana da gerek yok. Sana yakacak, yiyecek, ufaktan da bir nakit veren olur. Kendine verdiğinin, vereceğin oy karşılığında. Çocuğum okumadı derken ilenme. Sen okumuyorsun ki. Ömür boyu. bu çocuklara sen bakacaksın. Sen zaten koşulsuz emekçi (kölesin).

31 Martta yapılacak yerel yöneticilere bakıyoruz.  Parti Başkanları kimi isterse, onu belediye başkanı olacak büyük olasılıkla. Ankara’da yaşamayan oraya belediye başkanı yapılıyor. Başkan olacak kişinin bir ufku, projesi yok. Ama Parti başkanı var. Bak sözden dışarı çıkma yoksa ne olacağını biliyorsun.

Yerel yönetimlerde başa gelmesi gereken; o beldeyi iyi tanıyan, insanların beldede rahat yaşamalarını sağlayacak, proje sahibi insanlar baş getirilmeli.  TBMM Başkanının görüşü, yerel yönetim seçimlerinin seçim olmadığıdır. Bunu düz mantıkla alıyorum. Bu seçim kendine hizmet edecek insanların seçilmesidir. Ama parti liderleri, benim, senin peşinde. Kim daha çok rant edinir. Tabi partiler de  çıkar gurubudur. Böyle gerilim içinde parti başkanları başka partilerle işbirliği, ittifak yapıyorlar. Beraber bölüşelim. Bu pasta ancak bize yeter mantığı ile.

Gerilim parti başkanlığında. Türkiye siyasi partiler Yasasını değiştirmediği, demokratlaşmadığı, ortak karar, ortak akıl alınmadığı sürece gerilim devam edecektir. Yoksa siyasi partilerin çıkış noktası siliniyor.  Siyaset kirleniyor. Siz ne dediğimi okuyarak daha kolay anlarsınız.

Tüm partiler, seçilip bize hizmet getirenlere selam olsun.

Başarılar dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: