Antalya’nın kalbinde yer alan ve dünyaca ünlü Kaleiçi son yıllarda yaşanan sorunlar nedeniyle sıkça gündemde yerini koruyor. Kaleiçi’nde çevresel sorunlar, eğlence mekanları ve alan yönetimindeki yetersizlik nedeniyle pek çok kez tartışma konusu olmaya devam ediyor. Özellikle son dönemlerde işletmelerin çöpleri sokakta bırakması, görüntü kirliğine neden olurken aynı zamanda farelerin de Kaleiçi’nde çoğalmasına neden oluyor. Öte yandan mevcut durumda bölgenin potansiyelinin yeterince değerlendirilememesi gözlerden kaçmıyor.
Kaleiçi’nde alan yetersizliği nedeniyle oluşan sorunlar her geçen artarken çözüm noktasında yetersi kalınması dikkatlerden kaçmadı. Konuya ilişkin kendi YouTube kanalında bulunan Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Eski başkanı ve Arüv Peyzaj ve Artutaş Yönetim Kurulu Başkanı Cem Arüv, Kaleiçi alan yönetimi kurulması ve bu şekilde ayrı bir modelle yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Alan yönetiminin Kaleiçi’nde üretici hizmetin pratikliğini artırması nedeniyle çok faydalı olacağını söyleyen Arüv, yapılması gereken zaruri yatırımların ve verilmesi gereken hizmetlerin alan yönetimi vasıtasıyla sağlanacağını vurguladı.
“KALEİÇİ HERKESİN YATIRIM YAPACAĞI YER DEĞİL”
“Antalya şehir merkezine indiğimde mümkün olduğunca Kaleiçi’ne mutlaka uğrar, O Mermerli tarafları, kırık basamakların olduğu yerler, meşhur İskele Yokuşu buralardan geçerim” diyen Arüv, “Genelde arka alanları ve Üç Kapılar gibi bölgeleri dolaşırım; kim ne yapıyor ne ediyor diye. Çünkü Kaleiçi, parası olan herkesin yatırım yapacağı, otel işleteceği, turistik eşya dükkanı açacağı veya bir kampanya başlatacağı bir yer değildir. Burada faaliyet göstermek için, bu tür atmosferik bir ortamda yaşama kültürüne sahip olan insanları seçmek gerekir. Yeme içme kültürüne sahip insanları seçmek, bu insanların Kaleiçi’nde faaliyet göstermesini sağlamak önemlidir. Sokak kültürünü benimsemiş bireylerin burada yaşaması sağlanmalıdır” diye konuştu.
KALEİÇİ KADERİNE TERK EDİLDİ
Kaleiçi’nin ayrı bir kültürel destinasyon haline gelmesine yönelik gerekli iş ve işlemlerin yapılması gerektiğini vurgulayan Arüv, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Dünyanın neresine giderseniz gidin, böyle bir hazineniz varsa değerlendirmenin yolu budur. Barcelona’daki Yahudi mahallesine gittiğinizde ya da Santorini ‘de veya Yunan adalarından birine örnek verecek olursak, meşhur adalara gittiğinizde eski yerleşim bölgelerinde yürütülen faaliyetlerden restoran hizmetlerine, hatta tuvalet hizmetlerine kadar her şey belirli bir disiplin içinde sunulur ve bunu hissettirir. Ancak Kaleiçi’ne gittiğimde bu kaliteyi ve hizmeti göremiyoruz. Orada hizmet vermek için mücadele eden 1-2 işletmeciye rastlıyoruz, ancak yıllardır görmediğim farelere de Kaleiçi’nde rastlıyorum. Atıkları görüyoruz, sokaklarda kabul edemeyeceğimiz şartlarda yaşayan insanları görüyoruz.”
“FAALİYET GÖSTERMENİN BELİRLİ STANDARTLARI OLMALI”
Mal sahiplerine bakıldığında, işletmeci kalitesinde insanlar olmadıklarını belirten Arüv, “Yatırım yapacak paraya sahip olmak bir yeter şarttır ancak gerek şart değildir. Herkes burada restoran açamaz, açmamalı. Herkes burada kafeterya işletemez, işletememeli. Kaleiçi’nde faaliyet göstermenin belirli standartları olmalı. Orada çalışacak insanların belirli bir nitelikliliği olmalı. Burası sizin dış dünyaya açılan yüzünüz, vizyonunuz. Bu bir bilgi işi, bir kültür işi, bir vizyon işi. Birilerinin buna müdahale etmesi gerekiyor” dedi.
“Alan yönetimi bu yüzden son derece önemli” diyen Arüv, “Yatırım yapma yeterliliği, finansman yeterli olabilir ancak gerek şart değildir. Gerek şart, esas şart; o kültüre, o vizyona sahip olmaktır. O kültüre ve vizyona sahip olmayan kişinin Kaleiçi’nde faaliyet göstermesine müsaade etmemeliyiz” ifadelerine yer verdi.
“KALEİÇİ ANTALYA’NIN SALONUDUR”
Kaleiçi’nde, Anadolu’nun değil, sosyal medyanın oluşturduğu anormal bir kültür getirildiğini söyleyen Arüv, “Sonuç olarak, ailemizle Kaleiçi’nin nimetlerinden rahatça faydalanamaz hale geliyoruz. Bu yapı böyle olduğu için, iskelede yıllardır problem olduğunu söylüyoruz, ancak rıhtımda hiçbir şey yapılmıyor. Mendirekte yıllardır problem olduğunu söylüyoruz, yine kimse bir şey yapmıyor. İnsan evinin salonunu bu şekilde mi bakar? Evin salonu nedir? Misafiri ağırladığınız, özel bir yerdir. Kaleiçi, Antalya’nın salonudur ancak burada gerekli hassasiyetler gösterilmiyor” dedi.
“KALEİÇİ’NDE ACİLEN ALAN YÖNETİMİ İLAN EDİLMELİ”
“Kaleiçi’nde acilen alan yönetimi ilan edilmeli. Kaleiçi’nin finansal sorunları kamu desteğiyle ve turizmcilerin iş birliğiyle çözülmeli” diyen Arüv, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Alan yönetimi tarafından bir yönetim planı oluşturulmalı. Bu plan çerçevesinde faaliyetlerin gerçekleşmesine izin verilmeli. Belirli bir standart koymak durumundasınız. Bu standardın altında kalanlar Kaleiçi’nde faaliyet göstermemeli. Bu standardın üzerinde olanlar burada faaliyet gösterebilmeli.”
“KALEİÇİ’NE NİTELİKLİ KALİTE GETİRİLMELİ”
“Kaliteyi, nitelikliliği ve yönetimi Kaleiçi’ne sokmak zorundayız” diyen Arüv, konuşmasına “Aksi takdirde, orada biri çaput veya salatalık satıyor olacak. Bu hayal edilemez bir durumdur, kabul edilemez. Bunun önüne geçmeliyiz. Kaleiçi; başta Turizm Bakanlığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi ve Antalya Valiliği olmak üzere, ilgili tüm kurumların hassasiyetle üzerinde durması gereken bir konudur. Bundan daha önemli bir konu” sözlerine yer vererek sonlandırdı.