Son günlerde sosyal medyalarda sıkça dile getirilen formasyon eğitimi almadan da öğretmen olunabileceği bilgisi hızla yayılmaya başladı. Bu bilgi ile birçok öğretmen adayı ve formasyon alarak öğretmenlik yapabilen bölüm mezunları, formasyon eğitiminin kaldırılıp kaldırılmadığını merak etmeye başladı. Gündemde yer alan ve öğretmen adaylarını etkileyecek pedagojik formasyon eğitiminin kaldırılacağına dair çıkan haberlerin doğruluğu merak ediliyor. Pedagojik formasyon eğitiminin kaldırılmasının öğretmen adaylarını ve eğitim kalitesini ne derece etkileyeceğini Eğitim- Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk dile getirdi.
"FORMASYON EĞİTİMİ DEVAM EDİYOR"
Başkan Öztürk, formasyon eğitiminin kaldırılacağının gündeme geldiğini belirterek, şu sözlere yer verdi;
“Eğitim fakültelerinde pedagojik formasyon devam ediyor. Ama normal fakülteleri bitirip formasyonu almayan öğrenciler oluyor. Onlara ayrıyeten bir yıllık pedagojik formasyon kursları açılıyor veya dersler açılıyor. Bildiğim kadarıyla onların kaldırılması gündeme gelmişti. Milli Eğitim Bakanlığı'nı iyice tarikatlara bağlayacakları için akademi üzerinden burada kendilerine yakın insanları işe alacaklar. Kendilerine yakın olmayan insanları süründürecekler. Atıyorum staj dönemi, akademi dönemi biliyorsunuz bir yıl sonra tekrar değerlendirecek. Geçemediyse bir yıl daha, geçemediyse geri hizmet alınacak. Bu da mülakatla yapılacak. Sınavların dışında bir de mülakat var.
“BAKANLIK ÜNİVERSİTE İLE ÇATIŞIYOR”
Bu akademide tabii AKP'nin görüşlerini savunmuyorsanız, gerici bir eğitimi savunmuyorsanız bu mülakatlardan geçmeniz zor gözüküyor. O yüzden bakanlık üniversiteler ile de çatışıyor. Orada formasyon verilmesin ben vereyim derdi var. Çünkü neden? Bilimsel bir eğitimin önüne geçmek için yapıyor. Gerici bir eğitim, çocukların bilimsel pedagojik gelişmesini engelleyen bir eğitim sistemini ortaya koymaya çalıştılar ve 22 yılda da bunu başardılar. Bizim toplumumuz biraz daha layık gibi gözükse de ses çıkarmıyor. Aslında niye örgütlenip buna karşı durmuyor diye şaşıyorum. Sırf öğretmenler sendikasıyla ya da bizim mücadelemizde bu geri püskürtülmüyor. Laikliği bugün elden çıkarmış durumdalar.”
"ÖĞRETMEN ADAYLARI HAK KAYBINA UĞRAYACAK"
Milli Eğitim Akademisi'ne başlandığında adayların öğretmenlik derslerine gireceklerini, haklarının olmadığını ve her an işlerinin fes edilebileceğini ileri süren Başkan Öztürk, “Hak kaybına uğrayacaklar. Akademide öğretmenliğe başlayacak adayların maaşını itirazlarımıza rağmen 17 bin liradan 24 bin liraya çıkardılar. İki yıl boyunca 24 bin lira maaş alacak ve mülakatı geçerse kadrolu öğretmene geçecek. Ama normal bir öğretmene geçebilmesi için de bugün hangi bir tarikata üye olması lazım, AK Parti'ye biat etmesi lazım. Bunun dışında hiç kimse öğretmenliğe başlayamayacak. Öğretmenlik derslerine girecekler ama sonunda bir hakları olmayacak. Yasal bir dayanakları olmayacak. İki yılın sonunda tek taraflı iş hakları feshedilebilecek” dedi.
"YENİ SİSTEME KARŞI MÜCADELE ETMELİLER"
Pedagojik formasyon eğitiminin kaldırılıp Milli Eğitim Akademisi'nde eğitime başlanmasını doğru bulmadığını ve öğretmen adaylarının yeni sisteme karşı mücadele etmesini dile getiren Öztürk, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Ataması yapılmayan bir sürü öğretmen adayı arkadaşlarımız var. Bunların dünya görüşü ne olursa olsun birleşip buna karşı mücadele etmeleri lazım. Biz de eğitimsel olarak onlara her türlü desteği sağlarız. Hayatları, bu öğretmenliği seçmişler ve hani dedim ya örgütlenmeleri gerekiyor. Dünya görüşleri ne olursa olsun ortak bir çatıda örgütlenip AK Parti'nin bu politikalarına karşı gelmeleri gerekiyor. İster muhafazakar kesim olsun, ister layık kesim olsun hepsinin ortaklaşıp buna karşı birlikte mücadele etmeli. Zaten formasyonu üniversiteden alıyorlar. Onun üzerine çıkılmaması, direkt göreve başlamaları için mücadele etmeleri gerekiyor.”
"GELEN GİDENİ ARATIYOR"
“Gelecek durum ondan daha kötü” diyen Başkan Kadir Öztürk,s “Hani gelen gideni aratırmış hesabı var ya, onun gibi. Bir önceki bakan bundan daha iyiydi diyoruz. Çinliler dönemi bundan daha iyiydi. 12 Eylül'de bile hukuk vardı en azından. Burjuva hukuku işliyordu. Yani hukuksuzluğun hukuku olmuyordu. Şimdi hukuksuzluğun hukuku var. Kafasına göre insanları gözaltına alabiliyor, tutuklayabiliyorlar. Bir de soruşturma açabiliyorlar. Bir eyleme katıldı diye işinden atılabiliyorlar. Böyle bir ülkede yaşıyoruz. Tek adam rejimi yani sonuçta” diyerek sözlerini bitirdi.