RAHİM AĞZI KANSERİ 4'ÜNCÜ SIRADA

Memorial Antalya Onkoloji MerkeziOnkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, rahim ağzı kanserinin en sık rastlanan jinekolojik kanser türü olduğunu söyleyerek,Türkiye?de gelecekteki en büyük tehlike olduğunu ve 4'üncü sırada yer aldığını belirtti.


Memorial Antalya Onkoloji Merkezi tarafından 1-7 Nisan Kanserle Savaş Haftası nedeniyle basın toplantısı düzenlendi. Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen toplantıda konuşan Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kanserle ilgili ciddisuistimallerin olduğunu vurgulayarak, halkın doğru bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti. Bugün yaş ortalamasında erkeklerde 70, kadınlarda 80 yaşı bulduğunu dile getiren Özdoğan,bunun da kimyasal doğrularla yakalandığını vurguladı. Prof. Özdoğan, “Kimyasalları doğru yönettiğimiz, yaşantımızı da iyi entegre ettiğimiz için yaşımız uzamaya başladı. Verdiğimiz bir takım proteinler ve desteklerle çok iyi kimyasallar kullanıyoruz” dedi.

 ‘AŞI GELİŞTİRİLDİ’

Rahimağzı kanserinin en sık rastlanan jinekolojik kanser türü olduğunu dile getiren Özdoğan, Türkiye’de gelecekteki en büyük tehlike olduğunu ve 4’üncü sırada yer aldığını belirtti.Rahim ağzı kanserini yüzde 80 oranında bitirecek Papiloma Virüs aşısının geliştirildiğini ifade eden Prof.Dr. Özdoğan, “Aşılar artık bir tüberküloz gibi hastalıklara değil, artık kansere doğru geldi. Bunu en başarılı uygulayan ülke Avusturalya’dır. Yüzde 70 oranında rahim ağzı kanserinde azalmalar başladı. Dolayısıyla kimyasalların doğru kullanmamız yaşımın uzantısının en temel faktörlerinden birisidir” diye konuştu.

ALTERNATİF TIP TEHLİKESİ

Prof. Dr. Özdoğan, basında çıkan ‘Kemoterapi öldürür' ve 'Kanser hastalık değildir' haberlerine tepki göstererek, bunların artık medya soytarılığına geçtiğini söyledi. Özdoğan, “Basın haber ararken kanser konusunda bu cümleden sonra şunu unutmayın ki, yılda 200 bin insan Türkiye’de kanser oluyor. Bunun 100 bini kemoterapi almak zorunda. O insanların kafasında öyle sorular oluşuyor ki, kliniklerden soğuyor. Alternatif tıpçöplüğüne doğru insanları sürüklemiş oluyoruz. Binin üzerinde hekim kurslarla hızlıca yetişmeleri ve neredeyse tüm tedavilerde hepsini de ellerindeki birtakım geleneksel yöntemlerle tedavi etmeye çalışmaları nedeniyle önümüzdeki süreçte büyük sorun yaşayacak. Tedavilerini geciktirdikleri ve doğru tedavi etmedikleri için onları bekleyen önümüzdeki süreçte büyük tehlikeler var ve suçlanacaklar, yargılanacaklar” dedi.

‘YÜZDE 70 GDO’LU ÜRÜN’

Hayvanların yüzde 75’ine verilen yemlerin GDO’lu ürün olduğunu kaydeden Özdoğan, tembelliği bırakıp ülkeye, iklimeve genetik yapıya uygun ürünlerin sunulması gerektiğini vurguladı. Gıda bağımlılığının sigara bağımlılığından daha kötü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özdoğan, “Dünyadaki en büyük problem gıda bağımlılığıdır, gelişmiş ülkelerin de en önemli problemidir. Obezite çocuklarımızda yüzde 20-25’i bulmuş. Çocuklarımıza spor alışkanlığı kazandırmıyoruz, mahalle oyunları bitti, okullarda takıma giriyorsa sadece o şekilde sportif faaliyetlere girebiliyor” şeklinde konuştu.

ELEKTRONİK SİGARAYA DİKKAT!

Prof. Özdoğan, sigara konusunda bilinçlenilmediğinin altını çizerek, daha da kötüye gidildiğini vurguladı. Özdoğan, “Yasaklar ve fiyatlar artıyor, ama daha tehlikelisi elektronik sigaradır.Elektronik sigara, sigarayı bıraktırma aracı olarak pompalanıyor, ama hiçbir araştırma sigarayı bıraktırdığını göstermemiş. ABD’de milyonlar şu an elektronik sigara kullanmaya başladı,çünkü legal.Lise çağındakilerin yüzde 16’sı kullanıyor. Avrupa yeni bilinçlenmeye başladı ve çok büyük sigara firmaları elektronik sigaraya sarıldı. Elektronik sigara sigarayı bıraktırmıyor, yeni bağımlılar oluşturuyor. Akciğerde tahribat, ağız kanseri ve vücudumuzda birçok rahatsızlığa yol açıyor” dedi.

‘EGZERSİZ ÖNEMLİ’

Kanserden korunmada en etkin yollardan birinin de egzersiz olduğuna dikkat çeken Dr. Özdoğan, özellikle kanser ve egzersiz ilişkisi ile ilgili yapılan araştırmaların, düzenli spor alışkanlığının kanserden koruyucu etkisinin yanı sıra tedavi gören hastalarda yan etkileri azalttığını belirtti. Yapılan egzersizlerin kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi sonrası iyileşme sürecine de yardımcı olduğunu dile getiren Özdoğan, meme, kalın bağırsak, rahim, beyin ve pankreas kanserlerinde hareketli yaşamın artık çok önemli bir engelleyici faktör olduğunu söyledi.

Ceren KAYA

 

RAHİM AĞZI KANSERİ 4'ÜNCÜ SIRADA Haberine Yorum Yapınız