Öz­le­mi­ni, keçi yav­ru­la­rı ile gi­de­ri­yor

Kemer'de ya­şa­yan Orhan Sarı, üni­ver­si­te oku­yan ço­cuk­la­rı­nın öz­le­mi­ni evin­de keçi yav­ru­la­rı bes­le­ye­rek gi­der­me­ye ça­lı­şı­yor. Sarı, "Keçi yav­ru­la­rı­nı kendi ço­cuk­la­rım gibi gö­rü­yo­rum" şek­lin­de duy­gu­la­rı­nı ifade etti.


An­tal­ya'nın Kemer il­çe­sin­de ya­şa­yan 43 ya­şın­da­ki Orhan Sarı, üni­ver­si­te oku­yan ço­cuk­la­rı­nın öz­le­mi­ni gi­der­mek için evin­de keçi yav­ru­la­rı bes­li­yor.Çam­yu­va Ma­hal­le­si'nde tak­si­ci­lik ve aş­çı­lık ya­pa­rak ge­çi­mi­ni sağ­la­yan Sarı, biri kız, biri erkek ço­cu­ğu­nu geçen yıl üni­ver­si­te­ye gön­der­di. Za­man­la ço­cuk­la­rı için özlem duy­ma­ya baş­la­yan Orhan Sarı, bu öz­le­mi­ni gi­der­mek için ahı­rın­da bes­le­di­ği bir ya­şın­da­ki ke­çi­le­rin 3 yav­ru­su­nu evi­nin içine aldı.Evi­nin bir oda­sı­nı daha bir haf­ta­lık keçi yav­ru­la­rı için ayı­ran Sarı, ço­cuk­la­rı gibi gör­dü­ğü keçi yav­ru­la­rı­nın tüy­le­ri­ni kır­kı­yor, sa­kal­la­rı­nı ta­rı­yor, ekmek ve zey­tin dalı ile bes­li­yor.

Sarı, boş za­man­la­rın­da ke­çi­le­ri ve yav­ru­la­rı­nı oto­mo­bi­li­nin ar­ka­sı­na bağ­la­dı­ğı rö­mork ile gez­di­rip vakit ge­çi­ri­yor. Keçi yav­ru­la­rı­nın cins­le­ri­nin alpin ol­du­ğu için sıcak ik­li­me alış­kın ol­duk­la­rı­nı be­lir­ten Sarı, yap­tı­ğı açık­la­ma­da, çok soğuk ha­va­lar­da keçi yav­ru­la­rı­nı ahır­dan çı­ka­rıp eve al­dık­tan sonra ısıt­ma­ya ça­lış­tı­ğı­nı söy­le­di.Sarı, alpin cinsi keçi yav­ru­la­rı­nın diğer keçi tür­le­rin­den ayı­ran bazı özel­lik­le­ri ol­du­ğu­na de­ği­ne­rek, bu cins ke­çi­le­rin sırt kıs­mın­da ve alın­la­rın­da yak­la­şık 50 san­ti­met­re beyaz kıl­la­rı ol­du­ğu­nu, bir­bir­le­ri­nin yav­ru­su­nu asla kıs­kan­ma­dı­ğı­nı ancak dı­şa­rı­dan başka bir keçi yan­la­rı­na gel­di­ği zaman ba­ğır­ma­ya baş­la­dık­la­rı­nı kay­det­ti. 


Ço­cuk­la­rı­mın öz­le­mi­ni on­lar­la gi­de­ri­yo­rum
Üni­ver­si­te oku­yan ço­cuk­la­rı­nı çok öz­le­di­ği­ni an­la­tan Sarı, bir haf­ta­lık keçi yav­ru­la­rı­nı eve ala­rak ço­cuk­la­rı­nın öz­le­mi­ni gi­der­me­ye ça­lış­tı­ğı­nı an­lat­tı. Sarı, "Keçi yav­ru­la­rı­nı kendi ço­cuk­la­rım gibi gö­rü­yo­rum. On­lar­la vakit ge­çi­ri­yo­rum. Ber­ber gibi tıraş edi­yo­rum. Ço­cuk­la­rı­mın öz­le­mi­ni bu şe­kil­de gi­der­me­ye ça­lı­şı­yo­rum. Üç keçim vardı. Ke­çi­le­rim 3 tane yavru do­ğu­run­ca altı ço­cu­ğum oldu. Keçi bes­le­mek zah­met­li ama evlat sev­gi­siy­le bes­le­di­ğim için hiç sorun ol­mu­yor. Yav­ru­la­rı, ahır­da soba ya­ka­ma­dı­ğı­mız için eve alıp ısıt­ma­ya ça­lı­şı­yo­rum." dedi. - Ke­çi­le­rin ve yav­ru­la­rın isim­le­ri var.?Evin­de bes­le­di­ği ve ço­cuk­la­rın­dan ayırt et­me­di­ği ke­çi­le­re ve yav­ru­la­rı­na isim de tak­tı­ğı­nı ifade eden Sarı, "Ke­çi­ler­den erkek olana 'Trump' adını ver­dim. O sı­ra­da Ame­ri­ka'da se­çim­ler vardı. Bu keçi çok inat­çı, asabi ve asi ol­du­ğu için ak­lı­ma 'Trump' ismi geldi. Dişi olan­la­rın adı ise "Nazlı" ve Sul­tan". 'Trump' gez­me­yi, sa­çı­nı ve sa­ka­lı­nı ta­ra­ma­yı çok sever. Ta­ra­nır­ken çok zevk alı­yor. Şimdi keçi yav­ru­la­rı­na da 'Çap­kın', 'Ya­kı­şık­lı' ve 'Zilli' ad­la­rı­nı tak­tım." diye ko­nuş­tu.Sarı, eşi Sevgi Sarı'nın ise bu du­ru­ma asla karşı çık­ma­dı­ğı­nı söz­le­ri­ne ek­le­di.


Yunus İçen