KANSERDE YANILGI

Memorial Hastanesi Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Özdoğan, “İyileşen hasta sayısı çok olduğu için etrafımızda, sanki çok sayıda kanser hastası varmış gibi görünüyor. Oysa bu bir yanılgıdır. Kanser hastalığı öyle başını alıp da giden bir hastalık değil” dedi


İyileşen kanser hastalarının çok olduğu için kanser hastalığının arttığı düşüncesinin yanlış olduğunu savunan Memorial Hastanesi Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, “Geçmişe bakıldığında son 20 yılda hafifte olsa bir artış var. 20 yıl öncesinde 10 kadından birinde hayatı boyunca kanser görülürken, şimdi sekiz kadından birinde görülmektedir. Ancak, burada asıl korku iyileşen hasta sayısı çok olduğu için etrafımızda sanki çok sayıda kanser hastası varmış gibi görünüyor. Oysa bu bir yanılgıdır. Kanser hastalığı öyle başını alıp da giden bir hastalık değil. Görülme sıklığı tahminimizden daha fazla olmamaktadır” diye konuştu.

“İYİLEŞME ORANI ARTIYOR”

İyileşen kanserli hasta sayısının arttığını ifade eden Prof. Dr. Özdoğan, “Erken tanı için toplumdaki bilinçlenmenin artması, görüntüleme yöntemlerinin daha hassa ve duyarlı olmasının yanı sıra uyguladığımız tıbbi tedavilerdeki hasta lehine olan çok önemli gelişmeler nedeniyle iyileşen hasta sayısı artıyor.  Tabi bu da topluma baktığımızda meme kanseri hastaları çok fazla görülmekte. Oysa bunlar iyileşmiş hastalar olduğu için insanlar sanki kanser hastalığı artmış gibi bakıyor” şeklinde konuştu.

“SAĞLIKLI YAŞAM”

Meme kanserinden korunmanın yollarından söz eden Prof. Dr. Özdoğan, sağlıklı yaşamın meme kanseri riskini azaltacağını söyledi. Memorial Hastanesi Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Özdoğan, “Örneğin akciğer kanseri için sigarayı ortadan kaldırırsak akciğer kanserini yüzde 85 önleriz. Ama bununla birlikte sağlıklı yaşam kuralları tüm kanser risklerini azaltacaktır. Yine sağlıksız beslenme, alkol kullanımı, obezite tüm kanserle ile ilişkili olduğu gibi meme kanseriyle de ilişkilidir. Dolayısıyla biz sağlıklı yaşarsak, sigara içmez, alkol kullanmazsak meme kanseri ile karşılaşma ihtimalimizi düşürürüz. Bununla beraber emzirme süresinin uzun olması, birden çok çocuk sahibi olma gibi durumlarda meme kanseri riskini azalacaktır. Geç menopoza girme, erken yaşlarda adet görme kadın hormonlarının uzun süren maruziyetten dolayı bir miktar meme kanserini arttırır. Yine doğum kontrol haplarınını kullanmak da meme kanseri riskini artırır. Bu nedenle doğum kontrol haplarını çok fazla kullanmamamız gerek” ifadelerini kullandı.

“MUAYENEYE DİKKAT”

Kadınların kendi kendini muayene etme konusunda kuşkuların olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özdoğan, “Her kadın, özellikle de 20’li yaşlarda memesinin farkına varmalı. Eskiden kendi kendisinin muayenesini tüm meme kanserleri dernekleri önerirken, bizim bu muayenelerden kuşkularımız var. Memenin farkındalığı gerek, yani bir bayan 20 yaşından sonra memesini takip etmeli. Aynanın karşısında her ay beş dakika geçirmeli. Memesinde bir değişiklik var mı? Meme başında bir deformasyon var mı? Bir asimetri var mı? Farklı bir görüntü var mı? Bakması gerek. Kadınların beş dakika memesini takip etmesini istiyoruz. 40’lı yaşlarından sonra yine periyodik olarak mamografi dediğimiz, testleri yaparak düzenli takiplerimizi yapmalıyız. Dolayısı ile 40’lı yaşlarda bir, iki yılda bir kontrol yapmamamız lazım” dedi. Yaprak ÖZER/ GÜNDEM ÖZEL HABER

KANSERDE YANILGI Haberine Yorum Yapınız