Antalya’daki antik kentler başta olmak üzere birçok antik kentte bulunan mozaik zeminler ilgi görüyor. Mozaik sanatının nasıl yapıldığı haberimizde…
Mozaik sanatının başlangıcı Helenistik ve Roma dönemlerinde zirveye ulaşmış, hemen hemen tüm antik kentlerde bu yapıların izleri görülmüştür. Mozaik yapımında kullanılan ana malzemeler küçük taşlar (tesserae), mermer parçaları, pişmiş toprak, cam ve hatta değerli taşlardan oluşuyor. Farklı renklerde ve dokularda malzemeler seçilerek çeşitli figürler, geometrik desenler ve mitolojik sahnelerle ortaya görsel şölen çıkarılıyor. Mozaikler genellikle villa tabanları, hamamlar ve tapınaklar gibi saygınlık alanlarda kullanılıyor.
İKİ KATMANDAN OLUŞUYOR
Mozaik zemin yapımına başlamadan önce, dayanıklılığı artırmak için sağlam bir alt yapı hazırlanır daha sonradan diğer işlemlere başlanırdı. İlk olarak, mozaik yapılacak alan kazılır ve sıkıştırılmış bir toprak tabakası oluşturulurdu. Bunun üzerine taş ve kireç karışımından oluşan kaba bir harç dökülür ve düzgün bir zemin elde edilirdi. İkinci katman olarak daha ince bir harç (opus signinum) eklenirdi. Bu tabakalar mozaik taşlarının yerleştirilmesi için gerekli düzlemi sağlarken aynı zamanda nemin zemine zarar vermesini engellerdi. Bu teknikle birlikte mozaik sağlam bir hale getirildi.
MOZAİK SANATÇILARININ BİR ADI VAR
Mozaik sanatçılarına mosaist denirdi. Mosaistler önceden tasarladıkları desenleri uygulamak için ince bir plan hazırlarlardı. Mozaik taşları, bu taslağa uygun şekilde harcın üzerine tek tek yerleştirilirdi. Küçük ve düzgün taşlar, detayları belirginleştirirken büyük taşlar zemin doldurmak için kullanılırdı. Bu işlem sırasında taşlar bir araya dikkatlice yerleştirilerek pürüzsüz ve eşit bir yüzey oluşturulurdu. Renk uyumu ve perspektifin korunması, mozaiklerin estetik değerini artıran önemli unsur olarak öne çıkardı.
SON AŞAMA
Tüm taşlar yerleştirildikten sonra boşluklar ince bir harçla doldurulup mozaik zeminin sağlamlaşması sağlanır böylece herhangi bir zarar görmesi önlenirdi. Kuruma işlemi tamamlandıktan sonra yüzey parlatılır ve temizlenirdi. Bazı mozaiklerde taşların renklerini canlı tutmak için balmumu veya yağ temelli maddeler sürülerek koruma sağlanırdı. Ayrıca, aşınmayı önlemek için mozaiklerin üzeri örtülerek dış etkenlerden korunurdu. Antik kentlerde günümüze ulaşan mozaiklerin çoğu bu özenli yapım tekniği sayesinde hâlâ ayrıntılarını ve estetik özelliklerini koruma altında bulunuyor.