CHP Antalya Milletvekili aday adayı ve İşinsanı Kemal Öner’in hazırladığı ‘Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Antalya’da Uluslararası Tarım Üniversitesi Proje raporu dikkatleri üzerine çekti. Türkiye’nin tarım üniversitesine ihtiyacının olduğunu belirten Öner’in hazırladığı rapor bugün itibariyle gazetemizde yayınlanacak

CHP’nin iddiaları aday adayları arasında yer alan İşinsanı Kemal Bilal Öner, hazırladığı raporla dikkatleri üzerine çekti.  Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Antalya’da Uluslararası Tarım Üniversitesi Proje raporu ile Türkiye’deki tarımın geliştirilmesi için önemli önerilerde bulundu. Türkiye’nin tarım üniversitesine ihtiyacının olduğunu belirten Öner’in hazırladığı rapor bugün itibariyle gazetemizde yayınlanacak.

Niçin Uluslararası Tarım Üniversitesi’ne İhtiyacımız var?

Ülkemiz sahip olduğu coğrafik konum ve iklim özellikleri sayesinde birçok sebze ve meyve üretim miktarı bakımından dünyada ilk beş içerisinde yer almaktadır. Ancak böyle önemli bir tarımsal potansiyelinin, dünyanın en gelişmiş tarım ülkeleri düzeyinde hatta daha ileriye götürecek şekilde geliştirilerek ülkemize yansıtılması hususunda oldukça önemli eksiklerimiz bulunmaktadır. Antalya, mevcut tarımsal üretim potansiyeli bakımından ülkemizin tarım başkenti niteliğindedir ve dünyada başka bir örneği olmayan tek şehirdir. Örtü altı sebze ve süs bitkisi üretimi, meyve üretimi, yemeklik kültür mantarı üretimi, yemeklik kültür mantarı kompost üretimi, ticari sebze fidesi üretimi, sebze tohumu kullanımı, tarla bitkileri üretimi ve hayvancılık potansiyeli bakımından Antalya eşsiz bir tarım potansiyeli sunmaktadır. Dünyada tarımsal üretim ve teknoloji pazarlanması konusunda Hollanda’nın söz sahibi olmasında en büyük katkıyı Hollanda’da bulunan Wageningen Tarım Üniversitesi sağlamaktadır. Ülkemizin de tarımsal potansiyeli Hollanda ile kıyaslandığında, ülkemiz dünya ölçeğinde Hollanda’dan çok daha fazlasını hak etmektedir. Bunun için tüm tarım paydaşlarının ve bileşenlerinin bulunduğu Antalya ilinde bulunan, “Expo Antalya” alanında “Uluslararası Tarım Üniversitesi’nin kurulması, bu önemli tarım potansiyelimizin değerlendirilmesi ile ülkemiz tarımına yön verebilecek bilgi ve teknolojilerin üretilmesini sağlayacaktır. Uluslararası Tarım Üniversitemizin sahip olacağı kampüs özellikleri, öğrenci olanakları, teorik ve pratik uygulamalı teknolojik eğitim kalitesi, özellikle de gen teknolojisi ve akıllı tarım sistemlerinin geliştirmesine yönelik laboratuvarlarıyla dünyada tek olma özelliği taşıyacaktır. Blockchain, büyük veri, robotik ve yapay zeka gibi yeni gelişmeler tüm sektörlerde ezberleri bozduğu gibi tarım ve gıda sektöründe de değişim yaratacaktır. Bu sayede geleceğin çiftçiliği, otomasyon, yeni sürdürülebilir üretim sistemlerinin geliştirilmesi ve veri biliminin uygulanması ile gıda üretiminin iyileştirilmesi hedeflenmektedir. Dikey tarım ve hassas tarım teknolojileri çeşitlenmektedir. Tüm bu bilgiler doğrultusunda ülkemizin tarım başkenti, Antalya’da Cumhuriyeti’mizin İkinci yüzyılındaki atılımlara yakışır bir biçimde “Uluslararası Tarım Üniversitesi” kurulması ülkemizin gerçek tarım potansiyelinin ortaya çıkarılması bakımından çok büyük önem arz etmektedir. Kurulacak “Tarım Üniversitesi”, global iklim değişikliklerine bağlı olarak ülkemizde tarımsal üretim ve gıda temini sorunlarının çözümünde, akıllı tarım teknolojilerin geliştirilmesinde ve ürünlerin pazarlanmasında başrolü oynayacaktır

Kutu:

“Dünya’da tarımsal üretim ve teknoloji pazarlanması konusunda Hollanda’nın söz sahibi olmasında en büyük katkıyı Hollanda’da bulunan Wageningen Tarım Üniversitesi sağlamaktadır. Ülkemizin de tarımsal potansiyeli Hollanda ile kıyaslandığında, ülkemiz dünya ölçeğinde Hollanda’ dan çok daha fazlasını hak etmektedir.”

KUTU 2

“Kurulacak “Tarım Üniversitesi”, global iklim değişikliklerine bağlı olarak ülkemizde tarımsal üretim ve gıda temini sorunlarının çözümünde, akıllı tarım teknolojilerin geliştirilmesinde ve ürünlerin pazarlanmasında baş rolü oynayacaktır.”

TÜRKİYE’DE TARIM EĞİTİMİ

Dünya tarımında en önde gelen ülke Hollanda’dır. Yüzölçümü yaklaşık 42 bin kilometre kare ile neredeyse Konya kadar olan Hollanda’nın topraklarının dörtte biri deniz seviyesinin altında ve yüzde 18’i sularla kaplıdır. Hollanda’nın tarım ürünleri ihracatı 118 milyar dolar (104.7 milyar euro) gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Söz konusu ihracatın 85.5 milyar dolarlık bölümü Hollanda’da üretilen tarım ve gıda ürünlerinden oluşurken, 32.8 milyar dolarlık kısmı transit ihracat (re-export) yoluyla elde edildi. Türkiye’nin 2021’de tarımsal ihracatı 25 milyar dolar, tarımsal ithalatı ise 17.8 milyar dolar olmuştur. Yüzölçümü bakımından Türkiye’nin 18’de biri kadar olan Hollanda, tarım ürünleri ihracatı bakımından Türkiye’den 5 kat daha fazladır. Tarımsal arazi büyüklüğü açısından ise Türkiye’nin yirmi beşte biri kadar alanda üretim yapan Hollanda’nın tarım ve gıda ihracatındaki başarısının ardında yatan itici güç nedir? Bu ancak “altın üçgen” formülü ile açıklanabilir. “Altın üçgen”, tarımsal araştırma/ eğitim, özel sektör ve kamunun birlikte başarılı iş birliği olarak açıklanabilir. “Altın üçgen”, tarımsal araştırma/ eğitim, özel sektör ve kamunun birlikte başarılı iş birliği olarak açıklanabilir. www.kemalbilaloner.com Ülkeler, eğitimde güçlü oldukları alanlarda ancak yüksek katma değerlere sahip olabilirler. ABD, bilişim teknolojilerinde önde giden bir ülke olup en fazla geliri bu alandan elde etmektedir. Japonya, Çin, Güney Kore de bu alanda ABD’nin gerisinde yer almaktadır. Almanya otomotive sektöründe, Fransa ise havacılık alanında önde olan ülkelerdir. ABD, bilişim sektörünün “Silikon Vadisi”ne ev sahipliği yaparken, Hollanda da tarım açısından “Gıda Vadisi”nin ev sahibi konumunda. Hollanda, 2030 yılına kadar tarımda dünya lideri olmayı hedeflemektedir. Tarımsal üretimde öncelik bundan sonraki dönemde sadece üretimi artırtmak ve maliyetleri düşürmek olmayıp, bunun yanında kaynakların doğayla uyum içinde kullanımı ve gıda üretiminde optimizasyon da ana hedefler arasında yer almaktadır. Özellikle tarımda enerji ve su verimliliği üzerine yoğunlaşan Hollanda, çevre dostu tarımsal üretim modelini içeren farklı yöntemlerle sürdürülebilir tarım yaklaşımını teşvik etmektedir. Tarım teknolojileri ve dijital uygulamalar, sürdürülebilirlik konusunda anahtar rol oynamaktadır. Hollanda’nın Wageningen Üniversitesi ve ülkedeki araştırma enstitüleri, tarım ve gıda alanındaki bilimsel çalışmaları ile dünyanın marka olmuş kurumları arasında yer almaktadır. Avrupa’nın tarım ve gıda üssü olarak konumlandıran Wageningen şehri, girişimciler, startuplar ve yatırım fırsatı kollayan küresel şirketler açısından bir nevi üs niteliğindedir. www.kemalbilaloner.com Dünyanın en büyük 20 tarım ve gıda şirketinin 15’inin üretim ve Ar-Ge merkezleri Hollanda’da bulunmaktadır. Wageningen Üniversitesi, çiftlikten sofraya diye tanımlanan değer zincirinin tüm halkalarında değişim ve dönüşüme öncülük etmektedir. Dünyanın en yenilikçi 5 ülkesi arasında yer alan Hollanda sadece tarımsal ürün değil bu alanda elde ettiği bilgi ve tecrübe ile geliştirdiği teknolojileri de pazarlamaktadır. Ar-Ge ve inovasyonla desteklenmiş know-how ihracatı gerçekleştirmektedir. Hollanda, tarım makinaları, sera malzemeleri ve akıllı tarım teknolojileri ihracatında da öncü ülkeler arasında yer almaktadır. Başta Ar-Ge kuruluşları olmak üzere, üniversiteler, meslek yüksekokulları ve meslek liseleri de sektörün lokomotifleri olarak değerlendirilmektedir. Çünkü gerekli insan gücünü yetiştiren ve teknolojik araştırmaları da yapan bu kurumlardır. Eğitimin hangi alanında ne kadar güçlü ve üretkenseniz, yarattığı katma değer de o kadar yüksektir. Wageningen Üniversitesi / Hollanda. www.kemalbilaloner.com Türkiye’ de devlete bağlı mesleki ve teknik lise sayısı 2014 yılında 5 bin 931 iken, 2019 yılında 4 bin 226’ya gerilemiştir. Bu dönemde meslek lisesinde derslik başına düşen öğrenci sayısı ise 30’dan 22’ye gerilemiştir. Bu meslek liselerinden sadece 30 meslek lisesinde, “Tarım Teknolojileri” bölümü, bulunmaktadır. Türkiye’de üniversite düzeyinde tarım eğitimi 30’a yakın ziraat fakültesinde yapılmakta ve her yıl yüzlerce mezun vermektedir. Ancak, bu fakülte ve bölümler ne yazık ki öğrencilerin hak ettikleri eğitimi veremedikleri gibi değişen dünya koşullarında ülke ihtiyaçlarına yanıt verememekte ve aynı zamanda evrensel nitelikte bilgi ve teknoloji üretememektedirler.

KUTU

“Altın üçgen”, tarımsal araştırma/ eğitim, özel sektör ve kamunun birlikte başarılı iş birliği olarak açıklanabilir.”

KUTU 2

Başta Ar-Ge kuruluşları olmak üzere, üniversiteler, meslek yüksekokulları ve meslek liseleri de sektörün lokomotifleri olarak değerlendirilmektedir. Çünkü gerekli insan gücünü yetiştiren ve teknolojik araştırmaları da yapan bu kurumlardır.”

ÖZ GEÇMİŞ

Antalya’nın Kumluca İlçesi’nde doğdu. İlk, orta, lise eğitimimi Antalya da yaptıktan sonra Üniversite eğitimimi Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünde tamamladı. Vatani görevinin ardından iş hayatıma Sümerbank mağazaları Kumluca bayiliğini alarak başladı. Daha sonra tarım sektöründe sebze ve narenciye ticareti yaptı. Büyük hipermarket zincirlerinin narenciye ve sebze tedarikçisi oldu. Halen tarım sektöründe ailesinden kalan tarım arazilerinde çiftçilik yapıyor. CHP de aktif siyasete 2009 yılında Kumluca da İl Genel Meclisi Adayı olarak başladı. 2009-2014 arası CHP ile bağını koparmadan sade bir üye olarak çalıştı. 2014 yılında olağan üstü ilçe kongresinde Kumluca İlçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 2015 yılında Kumluca ilçe başkanının istifası ardından yönetim kurulu üyelerinin oybirliği ile yönetim içerisinden ilçe başkanı seçildi. 29 Kasım 2015 de tek aday olarak katıldığı olağan kongrede delegelerin tümünün oyuyla Kumluca CHP ilçe başkanı seçilen Öner, 2017 yılında yeniden ilçe başkanlığı görevine seçildi. CHP’nin 19’uncu 35’inci ve 36’ıncı Büyük Kurultaylarında Kurultay delegesi olarak Antalya’yı temsil eden Öner, 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacağı açıklanan Erken Genel Seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla 26 Nisan 2018 tarihinde İlçe Başkanlığı görevinden istifa ederek 27. Dönem için Cumhuriyet Halk Partisi’nden 11’inci sıra Milletvekili Adayı oldu. Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) ve Kumluca Ziraat Odası üyesi olan Öner, 2004-2009 yılları arasında Kumluca Gönüllüleri dernek başkanlığı görevinde bulunarak Kumlucalı gençlere yönelik birçok sosyal yardım ve kültürel faaliyetlere imza attı. Antalya TEMA Vakfı üyesi, Antalyaspor Kongre üyesidir. Türkiye sorunlarına yönelik, Cumhuriyetimizin İkinci yüzyılına yakışan önemli araştırma ve projeler hazırladı: Bir Çiftçinin Gözünden Antalya Tarım Sorunları ve Çözüm Önerileri (2021), Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Antalya’da Uluslararası Tarım Üniversitesi Projesi (2023), “Devlet Güvencesinde Sözleşmeli Üretici Modeli ile Tarımda Kendine Yeten Türkiye (2023), “Kırsal Kalkınmada Karavan Turizminin rolü ve Antalya Örneği” (2023). Evli ve bir kız babasıdır.