Dolar 27,0206
Euro 28,8173
Altın 1.675,56
BİST 7.679,78
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya 32°C
Açık
Antalya
32°C
Açık
Cum 35°C
Cts 35°C
Paz 32°C
Pts 33°C

TOPLUMSAL ROLLER VE EMPATİ

14/09/2023 05:27 | Son Güncellenme: 13/09/2023 17:32
351
A+
A-

Toplumsal roller ve bu rolleri üstlenmiş aktörler bir topluluğun bir uygarlığı kurmasını ya da yıkmasını sağlayan en etkili unsurlardır. Mekanizmanın doğru bir şekilde işlemesi için aktörlere yüklenecek çok ödev vardır. Ancak hepsini geçip sadece EMPATİ üzerinden ilerlemek yeterli olacaktır. Çünkü tüm normal insanlar empati kurma becerisine sahiptir.

İstisna olarak Sosyopatlar empati kurma becerisinden yoksundurlar. Bunlar güç peşindedirler ve güce ulaşmak için her şeyi yaparlar. Bazıları çok başarılı olabilse ve insanların takdirini kazanabilse de bozguncu kişiler olduklarından buradaki anlatıda onlardan söz etmeyeceğiz.

Vikipedi’ye göre “Empati; eşduyum ya da duygudaşlık, bir başkasının duygularını, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek demektir.

Benim penceremden “Empati; kendini bir süreliğine karşısındakinin yerine koyarak, onun mevcut durumda neler hissettiğini, neler istediğini ve ne gibi acılar çektiğini anlamaya çalışmaktır.” İnsanı anlamak, dramı görmek, trajediyi hissederek yaşamak…

Toplumsal rol kapsamlı bir kavram olsa da bundan bahsedildiğinde akla ilk olarak mesleki roller gelir. Bu yüzden bazı önemli meslekler üzerinden değerlendirmek istiyorum.

Tüccar; sattığı malı kendi alabileceği fiyata satıyorsa, hile yapmıyorsa, evinde çocuklarına kullandırmayacağı bir malı satmıyorsa, satarken malı yanlış anlatmıyorsa, alıcıya yalan söylemiyorsa, vergi kaçırmıyorsa, borcuna sadıksa, kendini müşterinin yerine koyabiliyorsa gerçek bir tüccardır.

Memur; işini en kısa sürede ve doğru şekilde yapıyorsa, vatandaşı yeterince bilgilendiriyorsa, iş saatlerinde başka işlerle uğraşmıyorsa, üstlere yalakalık yaparak daha az enerji harcayacağı ve daha avantajlı bir konuma gelmeye çalışmıyor ve bu uğurda arkadaşlarını kötüleyip, çelme takmayı düşünmüyorsa, torpil peşinde koşmuyor, zengine ve fakire aynı davranıyorsa, yasa ve yönetmelikleri iyi bilip ona göre davranıyorsa, devletten başka bir yapıya üye olup cahil yobazların ellerini öpmüyorsa, iş gereği öğrendiği devlet sırlarını bunlara vermiyorsa, kendisini iş sahibi vatandaşın yerine koyabiliyorsa gerçek bir memurdur.

Reklam

Öğretmen; derse hazırlıklı giriyorsa, öğrencilere sevecen davranıyorsa, velilerle birlikte her öğrencinin durumunu bire bir takip ediyorsa, öğüt vermek yerine örnek oluyorsa,  iyi insan modeli olabiliyorsa, çok okuyup kendini geliştiriyorsa, öğrenmeyi öğretiyorsa, öğrencilerini kendi çocukları gibi görüp ayrım yapmıyorsa gerçek bir öğretmendir.

İşveren; iş yerini yasa ve kurallar çerçevesinde kurup işletiyorsa, çevreye karşı duyarlıysa, çalışanlara iyi bir yaşam standardı sağlayacak ücret ödüyorsa, iş yerinde çalışma şartlarını düzenleyip dinlenme ve sosyal aktivite alanları açıyorsa, iyi işleri ödüllendiriyorsa, vergi kaçırmayıp evrak işlerini tam ve düzgün yapıyorsa, işçi olsa ne kadar ücret isteyeceğini düşünüp çalışanına o kadar ücret ödüyorsa gerçek bir işverendir.

Gazeteci; basının özgür ve bağımsız olduğunu bilerek ön yargılardan arınarak cesaretle gerçeğin peşinden giden bir karakter ortaya koyuyorsa, küçük çıkarlar peşinde koşmadan mesleğini yapıyorsa, Demokrasinin sağlıklı yürüyebilmesi için halkın doğru ve zamanında haber alma hakkını gözetiyorsa gerçek bir gazetecidir.

Yargıç; yasaları ve vicdanının sesini dinleyerek karar veriyorsa, bağımsızlığın hakkını verebiliyorsa, insanların adalet ve güven duygusunu önemsiyorsa, adalete güvenin bitmesiyle her şeyin biteceğini biliyorsa gerçek bir yargıçtır.

Siyasetçi; halkın içinden gelip halkı unutur kendisinin ve çevresinin çıkarları için çalışırsa en büyük zararı verir.

Ve İnsan; Doğayı, çevreyi ve hayvanları severse,  onları korur ve onlarla uyumlu bir yaşam kurarsa, toplum yararına işler yapar ve yapanları desteklerse, yalan söylemezse, tembellik etmezse, zayıfları korursa, hak yemezse, adalete, sevgiye, yaşama inanır ve çaba gösterirse gerçekten insandır.

Sözün özü; dünya nereye giderse gitsin, isterse her şey yanlış olsun, herkes sahtekar olsun, toplum yapısı bozulsun, adalet kalmasın, her ne olursa olsun bunlar sizin iyi bir birey olmanıza engel değildir. Siz istemezseniz engel olamaz. Siz dik durduğunuz sürece sizi gören ve dik duran başkaları da olacaktır. Tek başına da kalsanız kaosa teslim olup kendiniz olmayı bırakmadığınız sürece umut siz olursunuz.

Hanımlar, beyler dürüst olmak zorundasınız. Doğru şeyler söylemelisiniz. Yanlış yapmamalısınız. Kendi hakkınızı koruduğunuz kadar başkalarının haklarını korumasına da destek olmalısınız. Yanlışa dur deme hakkını ancak böyle elde edersiniz. Empati yayıldıkça dünya çok daha iyi bir yer olacaktır. Sağlıcakla…