Hayatın her anını ve rengini notalarla buluşturan sokak müzisyenleri, farklı köşelerde söyledikleri şarkılarla Antalya’ya ne de güzel renk katıyor. Özellikle yaz aylarında her köşede bir sokak müzisyeni görmenin mümkün olduğu Antalya, sanatın, eğlencenin ve belki de özgürlüğün başkenti olmak için adeta biçilmiş kaftan. Kimisi eğlenmek, kimisi para kazanmak kimisi ise farkındalık yaratmak amacıyla enstrümanını alıp çıkıyor sokağa. Belki de keşfedilmeyi bekleyen umutlar yeşeriyor her bir tarafta. Oysaki hiçbir yere bağlı olmadan istedikleri müziği yapıp aynı zamanda para kazanmak, onlar için özgürlüğün tanımı olsa gerek. Her zaman bir yerlere yetişmeye çalışan, birilerinin emri altında korkarak yaşayan ve susmak zorunda bırakılan onlarcasına inat özgürce haykırıyorlar içindekileri. Sanatlarını istedikleri yönde yaparak hem eğleniyor hem de eğlendiriyorlar. Üstelik bunu herhangi bir rant peşinde olmadan yapıyorlar.
Hatta başka türlü karşılaşma ihtimali olmayan insanlar, sokak müziği sayesinde birbirlerine ulaşıyor. Onları dinleyenler arasında sevgili çiftler, çocuklar, yaşlılar, öğrenciler herkes yer alıyor. Sokakların sanatçıları, hiçbir sınıf ayrımı olmayan, her kesime hitap eden sokakların sesi oluyor. Sınıf ayrımı ve para karşılığı olmaksızın sanatın belki de en yalın halini gerçekleştiren müzisyenlere, konser sonunda destek olmak isteyenler dilediği miktarda para bırakarak, bu yazılı olmayan kuralı devam ettiriyor.
Müziğin, eğlencenin, mavi ve yeşilin her tonunun yaşandığı kentin tarih kokan semtleri de bu şenliğe eşlik ediyor. Umarım turizmin başkenti kentimizi, tüm güzelliği ve estetiğiyle çocuklarımıza bırakabiliriz. Tabi o zamana kadar hala doğanın yeşili, denizin mavisi ve insanın iyisi kalmış olursa…