Antalya, önceden bayramlarda dolup taşardı özellikle otellerde yer bulunmazdı.
Türkiye’nin gözbebeği Antalya’da bu yıl beklenen olmadı çünkü son bir aydır ülke içindeki gerilimler bayram turizmine de kötü etki etti.
Peki, ne oldu da Antalya’nın o eski bayram coşkusu kayboldu? Öncelikle ekonominin belini büken enflasyon, halkın tatil bütçesini yerle bir etti. Birkaç yıl önce orta gelirli bir ailenin kalabileceği oteller bile artık astronomik rakamlara ulaşmış durumda ki artık tatil yapamaz hale geldi millet… Durum böyle olunca doluluk da giderek azaldı.
Türkiye’de yaşanan son olaylar yabancı turistlerin de kaçmasına neden oldu. Turizmde yerli turistin parası olmadığı için oteller bomboş kaldı. Pazar payı daraldı derken otelciler eskiden yerli turiste fazla yüz vermezdi şimdi ise mumla arar hale geldiler.
Artık devir değişti yerli turistin eli armut toplamıyor yüksek fiyatlara karşı yeni yerler bulan yerli turistler Yunan adalarına gidiyor orada tatil yapıyor çünkü orası buradan daha ucuz. Örneğin; burada üç günlüğüne 50 bin TL vereceğine gidiyor orada bir hafta krallar gibi tatilini yapıyor daha uygun fiyata yapıyor. Burada 500 TL’ye yiyeceğini orada 200 TL’ye yiyor. Fiyat farkı uçtu gitti burada.
Otellerdeki her şey dâhil sisteminin eski cazibesi de kalmadı. Eskiden “alkol bedava, yemek bol” mantığıyla cazip hale gelen bu sistem, şimdilerde kalitesiz hizmet ve pahalı fiyatlarla müşteri kaçırıyor. Turist, beş yıldızlı bir otelde bayatlayan yemekleri yemek, kalabalık yüzünden şezlong kapmaca oynamak istemiyor. Üstelik fiyatlar uçmuşken, kişi başı ücretlere bakıp “Bu paraya dünyanın dört bir yanında tatil yaparım” diyenlerin sayısı arttı.
İşin bir de şehir içi boyutu var. Antalya sadece otellerden ibaret değil, aynı zamanda bir yerleşim yeri. Ama bayram boyunca şehir içindeki trafik keşmekeş, artan fiyatlar, turist tuzağına dönüşen mekânlar yerli halkı da canından bezdirdi. Hem turist hem Antalyalı şikâyetçi ama çözüm bulan yok. Eskiden turizm sezonu yaklaşırken şehir bir şenlenirdi, şimdi esnaf bile moralsiz.
Turizmciler ve yerel yönetimler bu durumu iyi analiz etmek zorunda. Her sene sadece fiyat artırarak, aynı hizmeti sunarak, turisti yolunacak kaz gibi görerek bu işi sürdüremezler. Turist artık bilinçli, alternatif çok ve ekonomik şartlar zorlayıcı. Eğer Antalya eski günlerine dönmek istiyorsa, gerçekten kaliteli hizmet vermek, fiyat-performans dengesini gözetmek ve yerli turisti de el üstünde tutmak zorunda.
Elbette ekonomik krizin faturasını sadece turizmciler ödemiyor. Küçük esnaf da dertli. Kemer, Side, Alanya gibi turistik bölgelerde dükkân kiraları uçmuş, turist azalmış, masraflar artmış. Ne yerli turist alışveriş yapıyor ne de yabancı eskisi gibi para harcıyor. Hal böyle olunca, esnafın yüzü asık, sokaklar sessiz. Bayram bereketi yerini bayram hüsranına bırakmış durumda.
Turizmin canlanması için yalnızca Antalya’nın güzel denizi ve güneşi yeterli değil. İnsanlar artık deneyim peşinde. Kaliteli hizmet, kültürel etkinlikler, tarihi alanların iyi tanıtılması, şehir içi ulaşımın düzeltilmesi gibi konulara eğilmek gerek. Antalya’nın kendini yenileme vakti geldi de geçiyor bile. Yoksa her bayram sonrası aynı hayal kırıklığını konuşmaya devam ederiz.
Antalya, turizmde hâlâ büyük bir potansiyele sahip ama bu potansiyeli kullanmak için ciddi bir zihniyet değişikliği gerekiyor. Yoksa daha çok bayram hüsranla geçecek, turizmciler de her sene aynı şikâyetleri dillendirmeye devam edecek.